KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4231 E., 2025/2697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1326 Esas, 2024/957 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/94 E., 2021/141 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005/02065 başvuru numaralı “...” ibareli, 2017/117651 başvuru numaralı “... ...” ibareli, 2018/83842 başvuru numaralı “... ...” ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, davacının iş yerinin bulunduğu adresin yakınında "... ..." markası adı altında faaliyet gösterdiğini, bunun üzerine ihtarname gönderdiklerini, ancak sonuç alınamadığını, davalı her ne kadar işletme unvanına dayanarak savunma yapsa da, davacının marka hukukundan doğan haklarının ihlal edildiğini, davalının işletme unvanından ziyade "... ..." ibaresini markasal kullandığını, davalının iyiniyetli olmadığını ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak 3.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2005/15913 başvuru numaralı "... ..." ibareli, 2006/... başvuru numaralı, "... ... ... Mağazaları" ibareli markaların sahibi olduğunu, aynı zamanda "... ..." ibareli zincir mağazalarının olduğunu, ilk mağazasını 1975 yılında açtığını, bu ibareyi çok önceden markasal kullanarak meşhur ve maruf hale getirdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, asıl davacının davalının marka hakkına tecavüz ettiğini, bu markanın gerçek hak sahibinin davalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... ..." markası üzerindeki gerçek hak sahipliği iddiası bakımından dosya içerisindeki tanık beyanları ve davalı tarafından dosyaya sunulan vergi levhaları ve faturalar ve gazete küpürleri incelendiğinde, davalının bu ibareyi ilk olarak 1976 yılında kullanmaya başladığı, o tarihten beri bu ibareyi kullandığı, yine 1995 yılında Tüm Fenni Gözlükçüler Derneği tarafından davalı ... ...'e onur belgesi verildiği, ayrıca 1980 yılından itibaren ... ... ibaresini ticari işletme olarak İstanbul Ticaret Odasına kaydettirdiği,
yine alınan tanık beyanlarından davalının ... ... ibaresinin tabelalarda, gözlük kılıflarında, cam silme bezlerinde, faturalarda yaklaşık 30-35 yıldır kullandığı, bu şekilde davalının ... ... ibaresi üzerinden hem ticari unvan hem de markasal olarak yaklaşık 30-35 yıldır kullanımının bulunduğu, davacının ise ... ... markasını ilk olarak 2001 yılında kullanıp, 2005 yılında TÜRKPATENT nezdinde ... ibaresiyle 2005/... başvuru numarası ile marka olarak tescil ettirdiği, ... ... markası üzerindeki gerçek hak sahibinin davalı olarak tespit edildiği,
bu nedenle davacının ... ... marka tescilinden doğan haklarının gerçek hak sahibi olan davalıya yöneltemeyeceği, davalının ... ... markası üzerinde önceye dayalı hak sahipliği ve markayı ilk kullanıp ihdas etmesi sebebi ile gerçek hak sahibi olduğu, davacı markasına tecavüz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni ve maddi tazminat istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, "... ..." ibaresi üzerinde kimin önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu ve davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4231, K. 2025/2697, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama