KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4237 E., 2025/2807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/697 Esas, 2024/875 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/102 E., 2020/333 K.
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın "..." markası ile sektörde tanındığını, ... markasının 1996 yılından bu yana ülkemizde, uzun yıllardır da dünya çapında korunduğunu, davalıya ait ... ibareli markanın tescilli olduğu 44. sınıftaki hizmetler yönünden kullanılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek davalıya ait 2008/23802 tescil numaralı ... ibareli markanın kullanmama sebebiyle tümden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılık sıfatı bulunmadığından dava şartı yokluğu sebebi ile usulen reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının mevcut olmadığını, müvekkiline ait markanın 23.04.2008 tarihinde 2008/23802 numara ile tescil edildiğini ve 10 yıl müddetle yenilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde "..." marka kullanımı tespit edilemediği, rapor ekinde örneği sunulan satış faturalarının unvan ve logo kullanımının marka tesciline uymadığı,
her ne kadar davalı, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde ... sitesi içerisinde ve alan adında bahse konu markayı kullanmış ise de salt internet ve alan adı kullanımının yasada aranan ciddi kullanım kapsamında değerlendirilemeyeceği, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler için pazar yaratmak veya mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak söz konusu mal veya hizmetlerin menşe kimliğini garanti edecek şekilde kullanılması gerektiği, bu noktada ispat yükü kendisine düşen marka sahibi davalının ciddi kullanımı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava açmakta menfaatinin bulunduğu, “...” ve “...” markaların özellikle işitsel olarak ayniyet derecesinde benzer olduğu, davalının taraf markalarının benzemediğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, ... ibaresinin bir bütün olarak markasal olarak kullanılmasa da bilirkişi raporunda internet sitesindeki kullanımların ... şeklinde olduğu,
diğer fatura ve ticari evrak üzerindeki kullanımların da tamamının “... ...” şeklinde olduğu ve ... ibaresini tamamlar nitelikte olması nedeniyle marka kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı markasının 44. sınıfta " ...Hizmetleri, Veterinerlik Ve Hayvancılıkla İlgili Hizmetleri, Tarım Bahçecilik Ve Ormancılıkla İlgili Hizmetlerde" ... şeklinde tescilli olup, davalı tarafça www........ alan adlı ... sitesinde check-up, testler, enfeksiyon hastalıklarının teşhisi hizmetleri verildiğine dair tanıtım yapıldığı, site içerisindeki markasal kullanımın "E ... ..." şeklinde olduğu,
internet sitesinin 14.04.2005 tarihinde ... ... adına ... tarafından tescil edildiği, arşiv kayıtlarından aralıksız olarak internet sitesinin kullanıldığı, dosyaya sunulan "... ..." kitapçığında da ... sitesi alan adına yer verilmediği, 2008 ve sonrası yıllarda ise ... sitesi sol alt köşede "...
Lab...." ibaresinin olduğu, alan adı içerisinde ... ibaresine yer verildiği, kullanımın "tıbbi hizmetler" alanında kullanım koşulunu sağladığı, alan adının markasal bir şekilde kullanıldığı, davalının hizmet sektöründe yer aldığı ve alan adı kullanımının ticari bir amaç taşıdığı, markasal kullanım olarak kabul edilmesi gerektiği, "tıbbi hizmetler" dışındaki hizmetlerde markanın iptal ve terkinine karar verilmesi gerekirken, tescilli olduğu tüm sınıflarda iptal kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulüne, davalı adına 2008/23802 sayı ile 44. sınıfta tescilli "..." ibareli markanın "TIBBİ HİZMETLER" dışındaki 44. alt sınıflarda iptaline, sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve iptali istenen "..." markasının asıl unsuru "..." olup bu ibarenin laboratuvar hizmetlerinde kullanıldığının dava açılış tarihinden önceki faturalardan anlaşılmış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4237, K. 2025/2807, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama