KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4375 E., 2025/2717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/36139 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin "..." ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu 35, 36 ve 37 sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı itirazının da nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin “...” anlamlarına geldiğini, herkes tarafından bilinen bu yerleşik anlamı itibariyle marka olarak
kimsenin tekeline verilemeyecek, ayırt edici niteliği olmayan bir ibare olduğunu, markaların
fonetik, kavramsal ve genel görünümleri itibariyle de benzemediğini, müvekkilinin dava konusu başvuru oluşturan ibareyi uzun süredir kullandığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline kararı verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "... +şekil " ibareli marka başvurusu ile davalı şirketlere ait "...+şekil" ve "...+şekil'' ibareli markalar arasında başvuru kapsamından çıkartılan 35, 36 ve 37. sınıftaki hizmetler açısından, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında "..." ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olarak yer aldığı,
markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında iltibas koşullarının oluştuğu, SMK'nın 6/3 hükmüne göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının ise kendi marka başvurusunun tescilini sağlama değil başkasının başvurusuna itiraz hakkı tanıdığından yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, işbu davanın, İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen (14.11.2023 tarih, 2021/34 E., 2023/258 K.) haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından önce açılmış olmasına,
işbu davada verilen kararın, tecavüzün tespitine ilişkin davayı etkileyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4375, K. 2025/2717, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama