KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4423 E., 2025/2916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/72 Esas, 2024/668 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/351 E., 2022/339 K.
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillinin maske ve önlük kumaş malzemesi tedariği için dava konusu çekleri lehtar kısmı boş olarak dava dışı ...'a avans olarak verdiğini, ancak malzemelerin teslim edilmediğini, avans olarak verilen dava kosunu çeklerin de iade edilmediğini, iadesinin talep edildiğini ancak ...'ın bunları kaybettiğini bildirmesi nedeniyle zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını ve zayi nedeniyle iptal kararı verilerek kararın kesinleştiğini, bu çeklerden biri hakkında icra takibine başlanıldığını, diğer iki çek bakımından ise çek ile ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet verme şikayeti yapıldığını,
müvekkillinin davalıyı tanımadığını ve davalıyla hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, davalının çekleri nasıl elde ettiğinin, çeklerde nasıl lehtar olarak yazıldığının belirsiz olduğunu ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin kağıt ve maske kutusu karşılığında dava dışı ... tarafından müvekkiline verildiğini, dava dışı ... ile davacının ortak hareket ettiklerini, bu kişilerin aynı zamanda aynı şirketin ortakları olduğunu, iddia edilen çek zayi dava dosyalarındaki çek miktarları ile bu davaya konu çek miktarlarının birbiri ile örtüşmediğini, bunun dahi davacının kötü niyetli olduğunu belgelediğini, belirtilen bu dosyalardaki iptal kararının bir ilam değil tespit niteliğinde olduğunu, hasımsız olarak açılan bu davaların iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamayacağını, müvekkillerinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, çekleri elde ederken kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu çeklerin davacı tarafından tanzim edilmesi nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacının, dava konusu çekleri ...'a avans olarak verdiğini ileri sürmüş ise de, bu hususu ispata elverişli herhangi bir delil ibraz etmediği, buna ilişkin sunulan tek delilin Mahkemelerce verilen zayi nedeniyle iptal kararları olduğu, ancak iptal kararının hak sahipliği sorununu çözmediği, iptal kararının verilmesinden sonra,
iptal edilen senet üzerinde iptal kararı alan dışında bir üçüncü kişi de hak sahipliği iddiasında bulunursa kimin hak sahibi olduğunun ancak yeni bir yargılama sonucunda anlaşılacağı, iptal kararının, iptal isteminde bulunanın gerçek hamil değil, sadece şeklen yetkili hamil olduğunu gösterdiği, iptal edilen senedin teşhis işlevinin kaldırılıp bu işlevin iptal kararına yüklenmesi dışında hem iptal isteminde bulunan hem de elinde bulunduranın iptal kararı öncesi hangi hukuki durumda idi ise iptal kararından sonra da aynı hukuki duruma sahip olduğu (Kıymetli Evrak Hukuku Prof.
Dr. .../Prof. Dr. ...İstanbul 2019 syf.
70-71), somut olayda, davacının iddia ettiği ...'ın ciro zinciri içerisinde yer almadığının görüldüğü, yine çeklerin davalının lehine tanzim edildiğinin anlaşıldığı, davacının iddialarını aynı kuvvette bir delil ile ispatlamasının gerekmesine rağmen bunu ispata elverişli bir delil ibraz etmediği, dava konusu çeklerden 2580982 numaralı çeke dayalı takip konusunda tedbir kararı verildiği gözetilerek tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın reddine, tedbir konulan alacak miktarının %20'si oranında tazminatın (50.000,00 TL) davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4423, K. 2025/2916, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama