KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4445 E., 2025/2923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/534 Esas, 2024/963 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/915 E., 2023/18 K.
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maske üreten bir firma olduğunu, davalının siparişi üzerine maske gönderdiğini, yedi adet sevk irsaliyesi ve altı adet fatura düzenlediğini, davalının faturalara itiraz ettiğini ancak malları iade etmediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkiline mal teslim edilmediğini, faturalara süresinde itiraz edildiğini, irsaliyelerde belirtilen araç ve kişilerin müvekkili ile bağlantısı olmadığını, davacının elinde bulunan belgelerde imza var ise bunlara itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 21. maddesi uyarınca fatura alan kişinin faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığı takdirde içeriğini kabul etmiş sayılacağının düzenlendiği, faturaya itiraz edilmesi durumunda ise fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından davalıya gönderilen takibe dayanak faturaların davalı tarafından defterlerine kaydedilmeden süresinde iade edildiği,
faturanın düzenlenmesinin ve karşı tarafa tebliğinin akdi ilişkinin varlığını ispatlamayacağı, davacının fatura içeriği malların karşı tarafa teslim edildiğini, yani akdi ilişkinin varlığını ispat etmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının düzenlediği tüm faturaların 11.12.2020 tarihli olduğu, davacının kayıtlarına göre 1.056.242,00 TL alacaklı göründüğü, ancak sevk irsaliyelerinin 2020 yılı nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarına ait olduğu, sevk irsaliyelerin üzerinde araç plakalarının bulunmasına rağmen taşıma irsaliyelerinin olmadığı,
davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ve bildirdiği BA formlarında bu faturaların kayıtlı olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkiyi gösteren herhangi bir kayıt bulunmadığı, taşıma irsaliyelerinin olmadığının davacı vekili tarafından bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yapılan incelemede, sevk irsaliyelerindeki isimlerin davalı çalışanları olmadığı, sevk irsaliyelerindeki araçların da davalıya ait olmadığı, sunulan whatsapp yazışmalarının da akdi ilişkiyi ve mal teslimini ispata yarar bir yön içermediği, mevcut belge ve kayıtlarla davacının iddiasını ispatlayamadığı,
davacının yemin deliline dayanmış olması sebebiyle karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceklerinin sorulduğu, davacı vekili tarafından usul yasasında yer almayan tamamlayıcı yemin etmek istediklerini bildirdikleri, tamamlayıcı yemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) düzenlenmediğinden bu talebin kabul edilmediği, ispat yükü kendisinde olan davacının karşı tarafa yemin teklif etmediği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4445, K. 2025/2923, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama