KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/450 E., 2024/6026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1697 Esas, 2023/1873 Karar
- Hüküm
- Davalı ...Ş yönünden davanın kabulü/ davalı .... yönünden davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/584 E., 2019/284 K.
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Anonim Şirketi yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/3370 E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anılan kredi sözleşmesindeki imzasının sahte olduğunu, davalı bankaya bu durumun bildirildiğini, taraflarca bu hususlar ilgili protokol imzalandığını ve banka tarafından müvekkili hakkında takipten feragat edildiğini, anılan icra dosyasının yenilerek 2018/20155 sayılı esasını aldığını, iki yıl sonra müvekkiline tekrardan ödeme emri tebliğ edildiğini,
davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2018/20155 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağı T.
Garanti Bankası A.Ş.'nin müvekkiline temlik ettiğini, temlik eden tarafından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2015/33701 E. sayılı dosyası ile dava dışı borçlu şirket, kefil ... ... ile davacı ... yönünden esas takibe geçildiğini, borca dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının imzasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı bulunmadığını, müvekkili tarafından binlerce temlikli dosyadan işlem yapılmakta olduğunu, davaya konu icra dosyasında sehven yenileme yapıldığını, dosya borcunun dava dışı kefil ... ... yönünden devam ettiğini, davacının hiç bir suretle zarar görmediğini,
davacının hukuki yararı bulunmadığını ve müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2015/33701 Esas sayılı dosyasından ödeme emrini tebellüğ eden davacı ...'ın vekili aracılığı ile taraflarına ulaştığını ve davacının kefilliğinin devam etmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı yönünden icra takibinden feragat edildiğini, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,
davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen 01.06.2016 tarihli ibraname gereği davacı ile karşılıklı ibralaşıldığını, imza itirazının kefaletten azil nedeniyle incelenemeyeceğini, davalı temlik alana durumun bildirildiğini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... hakkında İstanbul 6. İcra Dairesinin 2015/33701 E. sayılı dosyasında 25.11.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka ile davacı borçlu ... arasında 06.01.2016 tarihli ibranamenin düzenlenerek, alacaklı banka vekilince borçlu ... hakkındaki takipten 07.06.2016 havale tarihli dilekçe ile feragat edildiği, bankanın alacağı Hayat Varlık Yön.
A.Ş.'ye temlik ettiği, temlik alan vekilince icra dosyasının yenilenerek borçlulara ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, temlik eden banka tarafından takipten feragat edilmesi ve ibraname düzenlenmesi nedeniyle temlik eden davalı tarafından alacağın istenemeyeceği, icra dosyası üzerinden alacak talebinde bulunulması nedeniyle davacının bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, temlik edenin taraf sıfatı bulunmadığı, temlik edenin durumu temlik alana bildirdiği gerekçesiyle temlik alan yönünden davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, diğer davalı temlik eden yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yönünden borcun sona erdiği ve feragat yapıldığı bildirilmediğinden yenileme emri gönderildiğini, davacı yönünden dosyadan feragat edildiğinin görülmesi ile icra dosyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, davacı ... yönünden icra dosyasından feragat edildiğinden davacının borçlu sıfatı kalmadığını ve davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, yenileme emri gönderilmesinin hukuki yararın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,
bir an için davacının menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı olduğu düşünülse dahi müvekkil şirket yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka bakımından verilen ret kararının kesinleştiği, davalı ... bakımından ise temlik alan tarafından yapılan yenileme işleminin maddi hukuka dayalı olmadığını, menfi tespit davasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davaya davalı temlik alanın neden olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... bakımından hukuki yarar yokluğundan, davalı banka bakımından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.04.2023 tarih, 2021/8302 Esas ve 2023/2543 Karar sayılı kararıyla icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamı gereği; davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmış olması nedeniyle davalı/temlik eden T.Garanti Bankası A.Ş. yönünden HMK 114/1-d maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı/temlik alan Dünya Varlık Yönetim AŞ (Hayat Varlık Yönetim AŞ) yönünden İstanbul 6. İcra Dairesi'nin 2018/20155 Esas (Eski 2015/33701 Esas) sayılı dosyasında davacı ...'ın borçlu olmadığının tespitine,
416.481,04 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 83.296,20 TL kötüniyet tazminatının davalı/temlik alan Dünya Varlık Yönetim A.Ş. (Hayat Varlık Yönetim AŞ)'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
(Temlik alan) Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/450, K. 2024/6026, 4 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama