KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/455 E., 2024/6473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/299 Esas, 2023/730 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait maden ocağını demirbaşları ile birlikte 400.000,00 TL'ye satın aldığını, satış bedelinin 120 ayda 7.500,00 TL'lik taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin taksitleri ödemede gecikmesi üzerine davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesini gerekçe göstererek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve müvekkilince teminat olarak verilen taşınmazı sattığını, sözleşmeye göre davalının alacağı dışında kalan paranın müvekkiline iadesi gerektiğini, davalının yaptırdığı tespite göre taşınmazın değerinin 983.500,00 TL olduğunu,
borcun 100.000,00 TL'lik kısmı ödendiğinden davalının müvekkili aleyhine 683.500,00 TL sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 500.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının ödemesi gereken bedelin 900.000,00 TL olduğunu, 400.000,00 TL'nin maden sahasının değeri olup bu meblağa demirbaşların değerinin dahil olmadığını, taşınmazın 460.000,00 TL'ye satıldığını, müvekkilinin halen davacıdan alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak talimat mahkemesi aracılığıyla mahallinde keşif icra edildiği, maden ocağı sahası ve demirbaşların değerinin belirlendiği, daha önce dosyaya sunulan taşınmaz yönünden keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ile birlikte dosyanın hesap bilirkişisine gönderildiği, bilirkişiden bozma ilamı doğrultusunda hesap yapılmasının istendiği, muhasebeci bilirkişi tarafından sunulan 27.02.2023 tarihli raporda yapılan hesaplama sonucu davacının alacağının bulunmadığı, aksine davalıya 88.697,39 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, dosyaya sunulan tüm raporların denetime elverişli oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve buradan varılacak sonuca göre davacıya iade etmesi gereken bir tutar bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 61 inci maddesi
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/455, K. 2024/6473, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama