KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4544 E., 2025/2989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1181 Esas, 2024/1183Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/667 Esas, 2023/509 Karar
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir dönem ortağı olduğu dava dışı ... San. A.Ş.'nin ticari faaliyetlerinin devamı için davalı banka ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, işbu kredi sözleşmesine davacının müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, asıl borçlu şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine takip başlatıldığını, kredi sözleşmesindeki kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmadığından geçerlilik şartlarına ve kefalet sözleşmesinin bağlı olduğu şekil şartlarına uymadığını, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2016/69556 E. (Eski Dosya bilgileri Samsun 6. İcra Müdürlüğü’nün 2013/8318 E.) sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesin talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kefalet şartlarının yerine geldiğini, davacının asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu, davacının eşinin de dava konusu kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, her iki kefilin de alt alta imzalarının bulunduğunu, her iki eşin aynı anda aynı kişiye kefil olmaları sebebiyle zaten muvafakatlerinin de bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 02.08.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu ile kredi sözleşmesindeki yazıların davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, davacının eşinin aynı sözleşmeye kefil olması nedeniyle eşin kefaletinden haberdar olduğu, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçerlik koşullarında bir aykırılık bulunmadığı, bankacı bilirkişiden alınan rapor ile de davacının sorumlu olduğu kefalet tutarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4544, K. 2025/2989, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama