KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4625 E., 2025/3495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/822 Esas, 2024/522 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/348 E., 2023/200 K.
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, kendisinin de hissedarı bulunduğu taşınmazlarla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açtığını, açılan davada taşınmazların satışına karar verildiğini, müvekkilinin ihaleye iştirake karar verdiğini, muhammen bedeli karşılamakta zorlanabileceğini düşünerek, mevduat hesabının bulunduğu T.C. Ziraat Bankasının Akşehir/Konya Şubesine Kasım 2013 yılında kredi müracaatında bulunduğunu, bu arada T.C.
Ziraat Bankası Kadınhanı/Konya Şubesinde servis yetkilisi olarak çalışan ve müvekkilin daha önceden tanıdığı davalının müvekkilini aradığını, krediyi kendi şubesinden çekmesini söylediğini ve bu hususta ısrar ettiğini, bunun üzerine müvekkili ve kredi kullanacak olan akrabalarının davalının yetkilisi olduğu T.C.
Ziraat Bankası Kadınhanı Şubesine gittiklerini, davaya konu edilen ve sonradan doldurulan imzalı boş senedi bankaya kredilerin teminatını oluşturmak üzere müvekkilinden aldığını, davalının oğlu ve damadı adına kullandırdığı belirtilen kredilerin müvekkilinin hesaplarına aktarılmadığını, taraflar arasında çıkan tartışma sonucunda kredilerin ödenmesi için davalıya verilen veya hesaba aktarılan paraların kredi kapatma işlemlerinde kullanılmayarak davalının şahsi harcamalarında kullanıldığının ortaya çıktığını,
krediye ilişkin tüm ödemelerin gerçekleştirilmesine rağmen güvence oluşturulmak üzere müvekkilinden imzalı ve boş olarak alınan senedin iade edilmediğini, sonrasında belirtilen senet üzerine 02.01.2019 keşide tarihi ve 03.01.2020 ödeme tarihi atılarak,
850.000,00 TL olarak doldurulup Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığını ve Akşehir İcra Müdürlüğü'nün 2020/1251 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafından dolandırıldığını ileri sürerek davalıya teslim edilen 850.000,00 TL'lik 02.01.2019 keşide ve 03.01.2020 vade tarihli senedin bedelsizliğinin tespiti ve iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerektiği, somut olayda davacının, dava konusu nakden düzenlenen bonoların teminat olduğunu iddia ettiği, davalının ise nakden düzenlendiğini savunduğu, ispat külfetinin senedi talil ederek senedin teminat senedi olduğunu iddia eden davacı üzerinde bulunduğu,
davacı tarafından imzalanan bonoların teminat için düzenlendiği teminat fonksiyonun kalmadığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, dava konusu senet üzerinde nakden kaydının davacı yanca talil edildiği, nakden kaydına göre de davacının senetlerin ödendiğine ya da bedelsiz kaldığına dair yazılı delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, davacının senetten dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4625, K. 2025/3495, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama