KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4696 E., 2025/3154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/869 Esas, 2024/449 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/97 E., 2020/469 K.
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında Hazır Beton Yapımı-Teslim Sözleşmesi imzalandığını, hububat yerinin inşası için davalı şirketten beton satın aldığını, aralarındaki sözleşmeye göre betonun C-30 niteliğinde olması gerektiğini ancak satın alınan beton döküldükten kısa bir süre sonra betonda çatlamalar ve dökülmeler olduğunu, ileri sürerek bedelin iadesi ve oluşan zarar sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL'nin zararın meydana getirildiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre perde beton ve zemine dökülen betonun vasfının C-30 tabir edilen özellikte olması gerektiğini, davalı şirkete yapılan beton işlerinin bir kısmında betonun dökülmeye başladığını, hatta bazı noktalarda demirin açığa çıktığını, duvarın dışından su tutulduğunda iç tarafa sızdığının gözlemlendiğini, davalı şirketin dökülen beton üzerinde karot incelemesi yaptırdığını, dökülen betonun C-30 değil, C-20 direncinde olduğunun tespit edildiğini, betonun ayıplı olmadığını ve zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karot numunesi alınıp bağımsız laboratuvarda yaptırılan analiz sonuçlarına göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından üretilen ve davacıya teslim edilen betonun, sözleşme ve eki olan şartnameye uygun olduğu, davacı tarafından, davaya konu olan işyerinde yargılama devam ederken yeniden beton dökülüp, tadilat yapıldığının ve bu nedenle son alınan karot numunelerinin doğru sonucu yansıtmadığı yönünde iddiası açısından, davacı tarafın keşif esnasında hazır bulunduğu ve huzurda örnek alındığı ve bir itirazı olmadığı,
bu durumu keşif zabtındaki imzalı beyanıyla doğruladığı, davanın açılmasından önce alınan tespit raporu ile bilirkişi raporlarının uyumlu olduğu, imalatta meydana gelen zarardan betonu üreten davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı beton satışından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4696, K. 2025/3154, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama