KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4878 E., 2025/3192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/711 Esas, 2024/931 Karar
- Karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/93 E., 2020/372 K.
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın 2011 yılından itibaren kumaş ve tekstil ürünlerine baskı yapılması hizmetleri sektöründe “...” markası altında faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda www.....com web sitesi aracılığıyla müşterilerine ulaştığını, “...” markalarının tescili kapsamına 03, 14, 16, 18, 21 ve 35. sınıflardaki emtiaların girdiğini, davalının 2018/85224 sayılı "... +şekil" ibaresinin 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, günümüzde tüketicilerin kafe ve giyim konseptini benzer olarak algıladıklarını, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açılardan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu,
davacının ticaret unvanının özü-çekirdeği konumundaki “...” ibaresinden ... bir hakkının da olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunu, davalının dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 29.01.2020 tarih ve 2020-M-77 sayılı kararının iptaline ve 2018/85224 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen markanın kapsamına 30, 35 ve 43. sınıflardaki emtiaların girdiğini, davacının markalarının ise 03, 14, 18, 21 ve 25. sınıf mallar ile 35. sınıfta perakende/toptan satış hizmetleri için tescilli olduğunu, 35. sınıf altında taraf markalarının satış hizmeti verdiği emtiaların birbirinden farklı olduğunu, bu nedenle bu hizmetler açısından da benzerlik şartının gerçekleşmediğini, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesi hükmünün aradığı şartların karşılanmadığını, dava konusu markanın davacının ticaret unvanını birebir ihtiva etmediğini,
kaldı ki davacının bu unvanını dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtialarda markasal hüviyette kullandığını da ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre her ne kadar markaları oluşturan esas unsurlar müşterek olarak "..." ibaresini içerse de, markaların tescile konu olduğu mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığı, davacıya ait 2012/69688 ve 2015/84408 sayılı markaların davaya konu marka başvuru tarihi itibariyle geçerli olmadıkları, bu nedenle bu markalardan kaynaklı olarak da iltibas tehlikesinin mevcut olmadığı,
davacının "Şekil+..." markasını 2011 yılından beri genelde giyim sektöründe, özelde ise “özel tasarımların baskısını ihtiva eden” giysilerin tasarımı, imalatı ve satışı sektöründe, yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde kullandığı ve tanıttığı, davalı markasının, daha ziyade gıda sektörü ile ilgili bir takım mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiği, bu emtiaların, davacının markasının tanınmış olduğu, yukarıda belirtilen sektörler ile doğrudan bir bağlantısı olmadığı ayrıca davacının SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiğine dair herhangi bir delil sunmadığı,
bu nedenlerle davacının markasının tanınmışlığı iddialarının davalının dava konusu edilen 2018/85224 sayılı markasının tesciline bir etkisinin olamayacağı, dava konusu edilen 2018/85224 sayılı markanın tescil kapsamına, tekstil ürünleriyle ilgili bir mal ya da hizmet girmediği, somut olayda davacının ticaret unvanı ile ilişkili olarak, SMK'nın 6/6 maddesi hükmüne göre himaye edilmesi gereken bir hak ihlalinin bulunmadığı, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/85224 sayılı 30, 35 ve 43. sınıfta "... +şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınan "..." asıl unsurlu markaları arasında, kapsadıkları mal ve hizmetler bakımından bir benzerlik olmadığı, zira davacının 30 ve 43. sınıfta tescilli markası bulunmadığı gibi taraf markalarında ortak olarak bulunan 35. sınıfın 5. alt sınıfında da benzer emtia yer almadığı, dolayısıyla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği,
davacı markalarının dosyada yer alan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "özel tasarımların baskısını ihtiva eden giyim sektöründe" tanınmış olduğu, ancak bu tanınmışlığın başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlere sirayet etmeyeceği, diğer bir deyişle işaretler arasındaki benzerlik derecesi ve davacı markalarının tanınmış olduğu sektör ile başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler arasında bir ilişki bulunmaması gözetildiğinde SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği,
davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunun "...” ibaresi, iştigal alanının “Tekstil, konfeksiyon ve dokuma sektöründe moda ve tasarım hizmetlerinde bulunmak, her türlü tekstil ürününün yurtiçinde ve yurtdışında internet ortamında perakende ve toptan ticaretini, ihracatını ve ithalatını yapmak, bu ürünleri üretmek" olduğu, davacının da bu alanlarda faaliyet gösterdiği ancak dava konusu 2018/85224 sayılı markanın tescil kapsamına, bu tür tekstil ürünleriyle ilgili bir mal ya da hizmetin girmediği,
bu nedenle SMK'nın 6/6. maddesine dayalı tescil engelinin bulunmadığı ve dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4878, K. 2025/3192, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama