KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4887 E., 2025/2870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka olduğunu, tüm sınıflarda korunması gerektiğini, davalı Şirketin yapmış olduğu 2018/... numaralı tasarım başvurusunun tesciliyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini, davacı ile davalı şirketin her ikisinin de ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiğini, tüketicinin açıkça yanılgıya düşmesi ve davaya konu endüstriyel tasarımın kullanıldığı ürünlerin müvekkilinin sanılmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek davalının müvekkiline ait markalara tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, 2018/... sayılı 1 numaralı endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019/T-300 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; kıyaslanan tasarım ve markalar arasında aynı harfin (...) kullanılması dışında benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait tasarımda "..." harfinin tek başına kullanılmadığını, "..." şeklinde oluşturulduğunu, ayrıca "90" sayısının tasarımın içerisine yerleştirildiğini ve ... rakamı ile "90" sayısı anlamına geldiğinin yansıtılmak istendiğini, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarımlar arasındaki farklılıkların ortak özelliklerinden fazla olduğunu, genel izlenimlerinin de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 2018 ... / (1) no.lu tasarımının, itiraza mesnet tasarım ve markalar karşısında genel görünüm itibariyle yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşıdığı, YİDK'in 26.04.2019 tarihli 2019/T-300 sayılı kararının yerinde olduğu, davalı Şirketin 2018 ... / (1) no.lu tasarımı açısından tescil engelinin bulunmadığı, 2018 ... / (1) no.lu tasarımın, kötü niyetli olarak tescil edilmek istendiğine dair dosya içinde delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ve tasarımları ile dava konusu tasarımda “...” ibaresi ortak olarak kullanıldığı, dava konusu tasarımda "..." unsuruna, yanındaki harf ve sayı dizilimine nazaran vurguyu üzerinde toplayacak biçimde başlangıçta yer verildiği, karşılaştırılan marka ve tasarımlarda ortak olan "..." unsurunun sağ kolu yukarıda düz, aşağıya doğru kavisli ve sivri bittiği bu durumda davalının tasarımının davacıya ait markaların asıl unsurunu içerdiği,
davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 26/04/2019 tarih, 2019/T-300 sayılı YİDK kararının iptaline, davalıya ait 2018/ ...-1 sayılı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne, davacının markaya tecavüzün men'i talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün men'i, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4887, K. 2025/2870, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama