KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4888 E., 2025/3184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/784 Esas, 2024/990 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/223 E., 2021/454 K.
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın başta eğitim sektörü olmak üzere birçok alanda faaliyet gösterdiğini, toplum tarafından bilinen bir marka olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde adına tescilli birçok markasının bulunduğunu T/02430 sayılı “...” ibareli markasının tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, davaya konu "...” markasının müvekkilinin "..." asli unsurlu markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, "..." ibaresine eklenen “İÇİN BİR NEFES” ibaresinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını,
dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararında da her iki marka arasında benzerlik bulunduğu ve ekonomik bağlantı kurulabileceği kabul edilerek 41. sınıftaki “eğitim ve öğretim hizmetleri”nin marka başvurusundan çıkarıldığını, müvekkiline ait 2010/28470 sayılı “...” ibareli marka tescilinde 01-45 sınıfta yer alan emtia ve hizmetlerin hemen hepsinin yer aldığını, bu açıdan markalar arasında bir iltibas ihtimali olduğuna dair karar verilmiş ise bunun sadece bir sınıf için değil dayanak markanın tescilli olduğu tüm sınıflar açısından kabulünün gerektiğini,
müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2016/56704 başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun yargılama süresinde tescili durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/56704 sayılı “... şekil” ibareli davalı ... başvurusu ile "..." ibareli davacı markaları arasında benzerlik ve davalı ... başvurusunun kapsadığı 35 ve 41. sınıflardaki tüm hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali ile tescil engeli bulunduğu, dosyada mübrez T/02430 sayılı TÜRKPATENT tanınmışlık kararı ile reklam filmi linkleri uyarınca, "... " markasının “eğitim-öğretim hizmetleri” sektöründe maruf ... geldiği ve sektörel bilinirlik kazandığı,
davacı markasının tanınmış olmasının, çekişme konusu 35 ve 41. sınıflardaki hizmetler bakımından, markalar arasındaki iltibası arttıran bir unsur olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, YİDK iptal talebi yönünden davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK kararının davacının itirazının kısmen reddiyle ilgili kısım yönünden 35 ve 41. sınıf hizmetler için iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıfın 01, 02, 03, 04 ve 41/02, 03, 04, 05, 06, 07, 08 alt gruplarındaki tüm hizmetlerin, davacının markaları kapsamında bulunduğu, anılan hizmetler yönünden taraf markalarının aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, dava konusu marka başvurusunun kapsadığı 35. sınıfın 05 alt grubu bakımından ise, markaların hizmet listelerinin benzer ve ilişkili mal/hizmetlerden oluştuğu, zira davacı markalarından 2010/28470 sayılı markanın 05, 14, 18, 20, 24, 25, 26, 31 ve 32. sınıflardaki mallarda tescilli olduğu,
dava konusu marka başvurusunun ise bu malların satışına ilişkin 35. sınıfın 05 alt grubunu kapsadığı, böylece markalar arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, markaların bir bütün olarak algılanması gerekliliği dikkate alındığında, taraf markaları arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, marka işaretleri benzer olmadığından uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı,
davalının kötüniyetli olduğu yönündeki iddiaya taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması ve ayrıca bu iddianın ispatlanamaması sebebiyle itibar edilemeyeceği, dolayısıyla YİDK kararının yerinde olduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği,
davalı Kurumun istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, istinaf yoluna başvurmayan diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılmamasının doğru görüldüğü gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılmasına,
YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4888, K. 2025/3184, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama