KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4924 E., 2025/2946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1383 Esas, 2024/1156 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/361 E., 2023/207 K.
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten 423.048,95 TL'lik faturalarda belirtilen ürünlerin satın alındığını, davalı şirketin söz konusu faturalara dayalı herhangi bir ödeme yapmadığı gibi süresi içerisinde faturalara ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığını, bunun üzerine davalı hakkında genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi haksız bir şekilde durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı tarafa 2018 yılında mal almak için kredi kartıyla toplam 538.224,37 TL ödeme yaptığını ancak ödemesi yapılan ürünlerin teslim edilmediğini, 2019-2020 yıllarında müvekkili şirkete farklı tarihlerde 423.048,95 TL tutarında faturalar kesildiğini ancak faturaların karşılığı ürünlerin teslim edilmediğini, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle 2020 yılında iade faturası kesmek suretiyle cari hesabın bu kısmının kapatıldığını ileri sürerek 538.224,37 TL'nin ödeme yapıldığı tarihten itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, faturaların karşılığı ürünlerin teslim edilmediğini, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların 2018 yılından 2020 yılına kadar ticari ilişkilerinin bulunduğu, asıl dava dosyası yönünden takibe konu faturanın her iki şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı kayıtları ile davalıya ait kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde davaya konu faturanın iki tarafın da defter ve kayıtlarında yer aldığı, fatura içeriğinin kesinleştiği, davalı tarafından ise davaya konu faturanın ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, davalının itirazında haksız olduğu,
alacağın likit olduğunun anlaşılması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise kredi kartı ödemelerinin 29.308,80 TL'sinin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ödemelere ilişkin iddiasının kendi defterinde dahi kayıtlı olmadığı, ticari defter ve kayıtlara göre de birleşen dosya davacısının davalı taraftan alacağı bulunmadığı gibi borçlu olduğu, ödeme iddiasını ve alacak iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de açıkca dayanmadığı,
davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, takip dosyasına davalı itirazının iptaline, takibin aynen devamına, birleşen davanın reddine karar, verilmiş, karar, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, ticari satımdan kaynaklı fatura alacağına dayalı itirazın iptali, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4924, K. 2025/2946, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama