KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5039 E., 2025/4509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1922 Esas, 2024/1008 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/91 E., 2022/220 K.
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2019/17749 E. sayılı dosyasında çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, davaya konu çekin müvekkillerinin 17.01.2019 tarihinde vefat eden babaları ...'e ait olduğunu ve 2006 yılında çalındığını, müteveffa babalarının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulduğu, dava konusu çekin 13 yıl sonra keşide edilmesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını ileri sürerek davaya konu icra takibinde müvekkillerinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin müteveffa ... tarafından keşide edilerek takibe konulduğu şekliyle müvekkiline teslim edildiğini, vadesi gelen çekin zamanında bankaya ibraz edilerek tahsil edilmek istenmişse de, karşılıksız çıkması nedeniyle banka tarafından yazıldığını ve müvekkil tarafından müteveffa ... mirasçıları aleyhine icraya konulduğunu, çekteki imzanın muris ...'e ait olduğunu, çek üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığının da mahkeme kararıyla sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu çek altındaki imzanın davacıların murisi eli ürünü olduğunun soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dava konusu çekin bulunduğu çek koçanının davacıların murisine 24.11.2004 tarihinde teslim edildiği, davacıların murisinin 09.08.2006 tarihli hırsızlık olayında kendisine ait İş Bankası Gemlik Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen bir adet çekin de çalındığına dair Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda sanık ... ...'in hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildiği,
yine davacıların murisinin dava konusu 102976 çek numaralı çek ile ilgili 09.08.2006 tarihinde şikayetçi ifade tutanağı ile birlikte çekin çalındığına dair .... Bankası .. Şubesi'ne başvurduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5039, K. 2025/4509, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama