KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5062 E., 2025/3421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2080 Esas, 2024/1149 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/621 E., 2022/218 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının, 2019 yılının Nisan ayında, forum tiyatro çalışmalarını kendi oluşturdukları bir yapı altında sürdürmek amacıyla "..., ... Adi Ortaklığı Kuruluş Sözleşmesi (Sözleşme)" ile "Teatral Çözümler" ibareli tescilsiz marka altında faaliyetlerini sürdüren Adi Ortaklığı kurduklarını, ortakların her ikisinin de Adi Ortaklığı temsile yetkili kılındığı, ortakların 2021 yılının Ocak ayında yaptıkları toplantıda.
Adi Ortaklığın sona ermesi, ortaklardan hiçbirinin "Teatral Çözümler" ibaresini kullanmaması, ortakların ticari kazanç sağlamak amacıyla bir diğerinin imajını sektördeki faaliyetlerinde kullanmaması, oyunlar içerisinde yapılan esprilerin ortaklarca daha sonra kullanılmaması, "www.teatralcozumler.com" uzantılı internet alan adının kapatılması,
demirbaşların tasfiyesi sonrasında Adi Ortaklığın bir noter evrakıyla ve vergi dairesine bildirim suretiyle resmî olarak sona erdirilmesi konularında anlaştıklarını, Adi Ortaklığın, demirbaşların tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra fesihname ile resmî olarak sona erdiğini, "Teatral Çözümler" ibaresi ile arama yapıldığında anılan ibarenin, Adi Ortaklığın sona erdirilmesine ilişkin yukarıdaki prensiplerin belirlendiği gün olan 05.01.2021 tarihinde, davalı tarafından marka tescil başvurusuna konu edildiği bilgisine ulaşıldığını, müvekkilinin bilgisi dâhilinde olmayan,
açıkça kötüniyetle gerçekleştirilen bu marka tescili ile davalının sözleşmeye ve fesih kararına aykırı davranışlarının müvekkilinin 2007 yılından beri büyük emek, gayret, zaman ve özveri ile oldukça ileri bir aşamaya taşıdığı forum tiyatro modelinden ve bu model kapsamında tescilsiz bir marka hâline getirdiği "Teatral Çözümler" ibaresinden haksız bir yarar sağlama amacına yöneldiğini, sözleşmenin feshi ile birlikte kapatılması kararlaştırılan "www.teatralcozumler.com" uzantılı internet sitesinde,
davacının fotoğrafları ve çalışmalarının hâlâ varlığını sürdürdüğünü ileri sürerek davalının 2021/01093 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
"Teatral Çözümler" ifadesinin, davacı ile müvekkilinin ortaklıkları ile ilk defa bulup kullandıkları bir ifade olmadığını, davacı ve müvekkilinin Teatral Çözümler ifadesi ile geçmişte birlikte iş yaptıkları Şirket ile tanıştıklarını, müvekkilinin ortaklık boyunca aktif olarak kullanılan bu ifadeden faydalanmak istemesinin kötüniyet olarak tanımlanamayacağını, davacı tarafın müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğunu da bildiğini, ortaklar arasındaki ilişkinin 2021 yılının Mayıs ayında yapılan fesihname ile son bulduğunu,
Teatral Çözümler ifadesinin taraflarca kulllanılmaması ve www.teatralcozumler.com internet adresinin kapatılması anlaşmaları yapıldığını iddia etse de taraflar arasında böyle bir anlaşma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesihname ile ortaklığın sona erdiği, fesihname içeriğinde adi ortaklığın tasfiyesinden sonra, tasfiye payı olarak dava konusu markanın, dosya taraflarından herhangi birine tasfiye payı olarak bırakıldığına dair herhangi bir açıklamanın yer almadığı, bu haliyle dava konusu markanın tescilli yada tescilsiz olarak taraflarca kullanılabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/2 hükmü gereği hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
kötüniyetli tescil yönünden yapılan değerlendirmede ise SMK'nın 6/9 hükmüne göre kötüniyetle yapılan markanın tescil başvuruları itiraz üzerine reddedileceği, SMK'nın 25. maddesine göre ise kötüniyetli tescilin aynı zamanda bir hükümsüzlük sebebi olduğu, ortaklığın hitamından sonra tarafların davaya konu markaları kullanmama konusunda anlaştıklarına dair bir delilin dosyaya sunulamadığı,
her iki yanın da marka üzerinde kullanım hakkı bulunması nedeniyle SMK'nın 6/2 hükmü anlamında hükümsüzlük koşulları oluşmamakla birlikte, ortaklık henüz sona ermeden önce, adi şirket devam ederken davalının, davacı ile birlikte hak sahibi olunan markayı tek başına adına tescil ettirmesi ve kısa süre sonra da ortaklığı bitirerek markayı tek başına ticaretine konu etmesinin iyiniyetli bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği, tescilin kötüniyetli kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2021/01093 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklığın sona ermesinden sonra markanın kullanılmaması hususunda yazılı bir belge sunulmamış ise de Mahkemenin kabulünde yer aldığı üzere ortaklığın feshinden kısa süre önce ortaklığın tescilsiz kullandığı marka yönünden tescil başvurusu yapılmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5062, K. 2025/3421, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama