KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5068 E., 2025/3278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1978 Esas, 2024/1019 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/611 E., 2022/171 K.
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına "..." ana unsurlu çok sayıda marka tescili varken bunlardan yalnızca "..." markasının %50 payının davalı şirkete devredildiğini, davalı şirket ortağının, markanın sahibi olan davacı şirketteki hisselerini kardeşine devretmek sureti ile şirketteki tüm haklarını da devrettiğini, "..." markasını kuranın, kesintisiz kullananın, tasarlayanın, tescil ettirenin ve tanıtanın müvekkili şirket olduğunu, davalının ezelden gelen kullanım haklarını da ortaklıktan ayrılırken müvekkili şirket yetkilisine devrettiğinden kendisine sağlanan haklar ile yetinmek zorunda olduğunu,
davalının davaya konu tescilli markasının, müvekkilinin tescilli markalarının tüm şekil, yazı, renk içeren kompozisyonlarının yanına, yardımcı unsur "..." ibaresi eklenmek sureti ile oluşturulmuş olduğunu, tüketici nezdinde her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın doğması ihtimaline sebebiyet vereceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/14158 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası üzerinde %50 payla hak sahibi olduğunu, davacı firmadan hisselerini devredip ayrıldığında bu markaya dair haklarından vazgeçmediğini, "..." markasını kuran ve büyütenin davacı ve müvekkili şirket ortaklarının babaları olduğunu ve bu ibarenin tarafların soyadı olduğunu, davacı firmanın pek çok "..." ibareli markayı 2017 yılından sonra da kendi adına tescil ettirdiğini, marka üzerinde aynı oranda hak sahibi olan müvekkiline yöneltilen davanın haksız ve kötüniyetli olduğu,
müvekkilinin tescil sürecinde markayı kullanmaktan vazgeçtiğini, yatırımını başka markaya yaptığını, markaların genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığını, karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taraf markaların aynı sınıflarda tescil edilmiş olmaları karşısında sınıfsal benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının karıştırma ihtimalinin bulunduğu, tespit olunan benzerliğin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü kapsamında kaldığı,
davalı her ne kadar önceye dayalı hak sahipliği ve birlikte var olma iddialarında bulunmuşsa da, önceye dayalı hak iddiasına dayanak yapılan marka üzerinde davacı ve davalının birlikte malik oldukları, söz konusu birlikte mülkiyetin davalıya markanın asli unsuru bakımından tek başına önceye dayalı kullanım hakkı ve yine kendi adına tescil hakkı bahşetmeyeceği, davacı markasının tanınmış ve davalının kötüniyetli olduğunu ispata yarayacak bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2018/14158 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında karıştırmaya yol açacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5068, K. 2025/3278, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama