KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5076 E., 2025/3335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/51 Esas, 2024/1115 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/240 E., 2022/100 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Hello" ve "..." ibareli pek çok markanın müvekkili adına ABD Marka ve Patent Ofisi ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde tescilli olduğunu, davalının, 05.11.2018 başvuru tarihli, 2018/99043 sayılı, " ..." ibareli ve 05.11.2018 başvuru tarihli, 2018/99046 sayılı, "..." ibareli markalarının kötü niyetli olarak adına tescil ettiğini, davalının müvekkilinden ve markalarından haberdar olduğunu, davalı şahsın dava konusu markalar dışında pek çok tanınmış markayı tescil ettirerek marka ticareti yapma gayreti içerisinde olduğunu ileri sürerek davalı adına 2018/99043 sayılı "..." ibareli ve 2018/99046 sayılı "..." ibareli tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davacının Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığını, müvekkilinin başvurularının 03. Nice sınıfında olduğunu, davacının ise pazara çıkardığı ve satışını yaptığını ürünlerin sadece diş ve ağız bakım ürünleri olduğunu, ticari faaliyetlerinin farklılık taşıdığını, kötüniyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasında markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzerlik hatta aynılık bulunduğu, bu durumun markalar arası karıştırılmaya sebebiyet vereceği, her iki tarafın markalarının aynı alanda kullanıldığı ve aynı sınıfta korunduğu, markalar üzerindeki öncelikli kullanım hakkının davacıya ait olduğu, bu sebeple davacının marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, davalının markayı seçip tescil ettirdiği,
davalının marka başvurusu yaptığı 2018 yılında davacının markasının varlığından haberdar olduğu ya da basiretli tacir ilkesi gereği haberdar olmak durumunda olması gerekeceği, bu sebeple davalının, davacının markasından yararlanma düşüncesi ile hareket etmiş olabileceği ve kötüniyetli olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2018/99043 sayılı "..." ve 2018/99046 sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5076, K. 2025/3335, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama