KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5082 E., 2025/3279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/539 Esas, 2024/881 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/921 E., 2018/1216 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maden ve gümüş ticareti yapan bir tacir olduğunu, davalı tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak işyerinde haciz kararının uygulandığını, ancak ihtiyati hacze konu edilen bonolardaki imzaların sahte olduğunu ve davacıya ait bulunmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını ileri sürerek davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiş,
29.01.2024 tarihli dilekçesi ile de verilen kararda davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin talepleri yönünden hiçbir hüküm kurulmadığını ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/A fıkrası uyarınca, haksız ve kötüniyetli takip nedeni ile davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve 14.11.2018 tarihli gerekçeli kararın bu yönde tamamlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sahtelik iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı tarafından %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dört adet senet üzerinde yapılan imza incelemesine göre 30.08.2014 tarihli ve 50.000,00 USD bedelli senet üzerindeki davacı adına atfen atılan imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlik saptandığından, söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğu, diğer üç senetteki davacı adına atfen atılan imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlik saptanmadığı,
söz konusu üç adet senetteki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.07.2014 tarihli 150.000,00 USD bedelli, 30.09.2014 tarihli 150.000,00 USD bedelli, ve 30.11.2014 tarihli 150.00,000 USD bedelli senetler sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, 30.08.2014 tarihli 50.000,00 USD bedelli senet yönünden ise açılan davanın reddine karar verilmiş,
verilen karar istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek 25.10.2023 tarihinde kesinleşmiş olup davacı vekilinin 29.01.2024 tarihli dilekçesi ile ileri sürdüğü hükmün tamamlanması talebi yönünden ise mahkemenin 14.02.2024 tarihli ek kararı ile tamamlanması istenilen hükmün 14.11.2018 tarihli olduğu, hükmün tamamlanmasına cevaz veren maddenin, hükümden sonra yürürlüğe girdiği,
düzenleme bulunmayan bir tarihte, hükümdeki eksikliğin ancak kanun yoluna müracaat (istinaf/temyiz) ile dermayan edilebileceği, davacının istinaf dilekçesinde kötü niyet tazminatına hükmedilmemesini istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü ve istinaf mahkemesince bu istinaf sebebinin de değerlendirildiği gerekçesiyle hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ihtiyati hacze konu bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacı vekilince istinaf sebebi olarak da ileri sürülen ve değerlendirilen kötüniyet tazminatı talebi yönünden hükmün tamamlanmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5082, K. 2025/3279, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama