KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5097 E., 2025/3771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1554 Esas, 2024/201 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/12 E., 2021/713 K.
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin KDV iadesi alacağı için 13.06.2011 tarihli yeminli mali müşavirlik katma değer vergisi iadesi raporu hazırlandığını, bu rapora göre müvekkili şirketin davalıdan yaptığı alışlardan ötürü ...'nden 341.833,51 TL tutarında katma değer vergisi alacağının doğduğunu ancak davalı şirketin defter ve belgelerini sunmaması nedeni ile müvekkilinin katma değer vergisi iadesini alamadığını, alacağının bloke edildiğini, bu tutarın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini,
takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmi alacağına işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve takibin devamına, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, 07.03.2017 tarihinde takip toplamı olan 524.119,74 TL üzerinden harcı tamamlamıştır.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yeminli mali müşavirin 13.06.2011 tarihli KDV iade raporunda belirtilen bloke konusunun halli için, müfettiş incelemesi isteme veya teminat gösterme yollarına başvurarak iadenin tamamlanmasını sağlamak yerine, doğrudan davalının sorumluluğuna gitme yolunu tercih ettiği, dolayısıyla erken açılan bir dava olduğu, koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçerli bir icra takibi bulunmasının itirazın iptali davasının özel dava şartı olduğu, davacı tarafından icra takip tarihi itibariyle dava konusu KDV iadesi bedelini Vergi Dairesi'nin ödemesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve tüm yasal yolları tükettiğini, davalının kusuru ile davacı alacağını vergi dairesinden talep etme imkanının kalmadığını ve zararını kesin ve inandırıcı deliller ile ispatlayamadığı, aksine ...
12.07.2011 tarihli yeminli mali müşavire hitaben yazdığı cevabı yazıda KDV iadesi ile ilgili eksik olan belgelerin tamamlanmaması ve ödeme belgelerinin sunulmaması sebebiyle Vergi Dairesi'nden blokeli olarak bekleyen KDV iade bedelini alamadığı, davacı tarafından söz konusu eksiklikler giderilmediği gibi KDV iadesi bedelinin tahsili için mevzuattaki diğer yasal yolların da tüketilmediği, icra takip tarihi itibariyle, davacının dava konusu KDV iadesi bedelini davalıdan talep hakkı doğduğunu yani somut zararı oluştuğunu ispat edemediğinden, erken icra takibi yapmakta ve iş bu itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığı,
Mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesinin ve davalı lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu kısmen kabulüne kararın kaldırılarak davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-h ve 115/2 hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalıdan aldığı mal/hizmet karşılığında düzenlenen faturalara ilişkin KDV iadesi alacağının davalının kusuru ile Vergi Dairesi'nden alınamadığı iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5097, K. 2025/3771, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama