KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5122 E., 2025/3302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/510 Esas, 2024/790 Karar
- Hüküm
- Yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/50 E., 2021/425 K.
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/113350 "FY ... YAPI MİMARLIK MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK TURİZM SANAYİ VE TİCARET AŞ+şekil" marka başvurusunun davalı şirketin "..." ve "... İnşaat" unsurlu markalarına dayanarak yaptığı itiraz sonucu, 37. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, davalı şirketin bu karara itirazının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kabul edilerek,
42/1 sınıf hizmetlerin de başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak davalı şirketin itirazına mesnet 2010/63218 ve 2016/87895 sayılı markaları ile müvekkilinin başvuruya konu markası arasında işaret ve başvuru kapsamından çıkarılan 42/1 sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği bulunmadığını, müvekkilinin kullanım talebi üzerine davalı tarafça sunulan delillerle davalı markalarının 42/1 sınıf veya benzer hizmetlerde kullanıldığının ispatlanmadığını ileri sürerek 2020-M-10210 sayılı YİDK kararının iptaline ve müvekkili marka başvurusunun 42/1 sınıf hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davaya konu marka başvurusu kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin piyasadaki ünü ve tanınırlığı üzerinden menfaat sağlamak amacıyla “FY ... Yapı” ibaresinin marka olarak tescil ettirildiğini, davalı şirketin dava konusu marka başvurusu öncesinde “FY ...
Yapı” ibaresini kullandığını, davalı şirketin bu eylemleri ile ilgili olarak tecavüzün men'i talepli dava açıldığını, davalı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket yetkilisinin ceza dosyasında verdiği savunmada “... Yapı” markasının müvekkili şirket tarafından kullanıldığını bildiklerini beyan ettiğini ileri sürerek 2020-M-10210 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, başvuru kapsamında bırakılan 42. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ayniyet taşımamakla birlikte, davacıya ait markanın kapsamında yer alan 42. sınıf hizmetlerin davacıya ait 2016/63218 sayılı marka kapsamında yer alan 37. sınıf hizmetler ile ilişkili hizmetler olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmünde sayılı emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu;
birleşen dava bakımından ise, davalının birleşen davaya konu olan 42. sınıfta sayılı mal ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markalar kapsamında yer almadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davaların davacıları vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararının doğru olduğu ancak birleşen davada davacının gerek davalı ... nezdindeki itirazlarında gerekse dava dilekçesinde dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürmesine rağmen mahkemece bu iddia yönünden bir olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, somut olayda davacının, dava konusu başvuru sahibi davalı şirketin, dava konusu başvuru tarihinden önce gerçekleşen ve dava konusu başvuruda da yer alan "FY ...
Yapı" ibareli kullanımlarının "..." asıl unsurlu markalarına tecavüz oluşturduğu şikayeti üzerine, davalı şirket yetkilisi aleyhine açılan ceza davasına ilişkin soruşturma sırasında alınan 11.09.2019 tarihli beyanda, davalı yetkilisinin davacı şirketin markasından haberdar olduklarını,
ceza yargılaması sırasındaki beyanlarında da bilirkişi raporunda ceza davasına konusu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu bilirkişi raporuyla tespit edilince bu kullanımlara 13.11.2019 tarihinde son verildiğini belirttiği tarihten iki ay sonra işbu davanın konusunu oluşturan marka başvurusunu yaptığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin marka tescil başvurusu sırasında, markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığı,
kötüniyetli başvurunun mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, tescilin tamamını kapsadığı ve bölünemeyeceği, bu nedenle davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden geçerli olduğu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olması nedeniyle birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
buna göre asıl davanın reddine birleşen davada YİDK kararının birleşen davada davacının itirazının reddi yönünden iptaline, dava konusu 2019/113350 sayılı marka tescil edilmediğinden marka hükümsüzlüğü talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine, birleşen dava ise TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5122, K. 2025/3302, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama