KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5178 E., 2025/5988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/132 Esas, 2024/1107 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/725 E., 2021/573 K.
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...ile davalı şirket vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkii şirketinin, ulusal ve uluslararası nitelikte etkinlikler düzenleme ve organizasyonlar planlama, bu organizasyonların gerçekleştirilmesi için gereken proje, etüt ve danışmanlık hizmetleri sunma, yerli ve yabancı müşterilerine tanıtım kampanyaları düzenleme ve bunlar için gerekli davet, toplantı, konferans gibi tüm servis hizmetleri sağlama gibi etkinlik yönetimi piyasasının önde gelen aktörlerinden olduğunu, davalı ....'nin ise reklam hizmetleri sunan bir şirket olduğunu,
davalı ...'ın 08.07.2006 tarihinde davacı şirket bünyesinde etkinlik yönetim elemanı olarak istihdam edilmeye başladığını ve 2011 yılı itibariyle etkinlik departmanının direktörü olarak görevlendirildiğini, davalının 2011 yılından, istifa ettiği 18.05.2017 tarihine kadar müvekkil şirketin marka yüzü olarak müşteri ilişkilerini yönetme ve bütçe yapma görevini ve yetkisini haiz kilit çalışan ve üst düzey bir yönetici olarak istihdam olduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirketten ayrıldıktan yaklaşık 12 gün sonra diğer davalı ... adlı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını,
müvekkili şirket müşterilerinin ve müvekkili şirket tarafından yapılacağı kesinleşen ve teyit edilen projelerin kendisine aktarılmasını ve hatta bu süreçte müvekkili şirketin bazı çalışanlarının da diğer davalı şirket bünyesine transfer edilmesini sağladığını, müvekkili tarafından gerçekleştirileceği hususunda mutabık kalınan (...) adlı projenin davalı ...'ın ayrılması ile birlikte davalı şirkete aktarıldığını, haksız rekabet sonucunda müvekkilinin elde etmeyi beklediği kârdan mahrum kaldığını ve müşterilerini kaybettiklerini ileri sürerek davalılarca gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine,
davalıların haksız rekabeti sebebi ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlardan şimdilik 30.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kimseyi ayartmasının veya dürüstlük kuralına aykırı bir davranışının söz konusu olmadığını, haksız rekabet iddiasının hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen projenin müvekkili şirkete değil, proje sahibi ... Tic. A.Ş. firmasına yaptırıldığını, davacı şirketin ticari sırlarını ve gizli bilgilerini kullanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında rekabet yasağını içerir herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, iş sözleşmesinin taraflarınca haklı sebeplerle feshedildiğini, ... şirketi tarafından ... şirketine verildiğini, organizasyonun sadece danışmanlık işini ... şirketine verdiklerini, müvekkilinin de ... şirketinde görev yaptığını, davacı şirketin dava konusu etkinliği sanki her yıl kendileri düzenleyecekmiş varsayımıyla hareket ettiklerini, oysa 2017 yılındaki organizasyon için sözleşme imzalanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın SGK kayıtlarına göre 2006 yılından 2017 yılı Mayıs ayına kadar davacı şirketin çalışanı olduğu, davaya konu ... etkinlikleri de dahil bir çok projede görev aldığı, davaya konu etkinliğin 2017 yılı öncesinde davacı şirket tarafından birden fazla kez gerçekleştirilmiş olduğu, 2017 yılında organizasyonun dava dışı ... şirketi tarafından yine dava dışı ...
Ticaret A.Ş.'ye verildiği, davalı firmaya verilmediği, davacı şirkete organizasyonun kendilerine verileceğine ilişkin herhangi bir taahhüdde bulunulmadığının ve davacının herhangi bir önceliğinin bulunmadığının bildirildiği, dolayısıyla davaya konu edilen ... etkinliklerinin iddia edildiği gibi davalı ... vasıtasıyla diğer davalı şirketçe gerçekleştirilmediği, dava dışı ...
Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği, davalı şirketin organizasyona ilişkin olarak sadece danışmanlık hizmeti verdiği, davalıların iş ve eylemlerinden dolayı davacının maddi ve manevi olarak zarara uğratılmadığı, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve engellenmesi ile haksız rekabet nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararın zararın giderilmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5178, K. 2025/5988, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama