KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5253 E., 2025/3352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1553 Esas, 2024/1300 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/555 E., 2021/426 K.
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve ... Gıda Tekstil Pazarlama San. ve Dış Tic. Ltd.
Şti. aleyhine davalı şirket tarafından kambiyo vasfını yitirmiş senetler dayanak gösterilmek suretiyle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapılmış olduğunu, müvekkili ...'nın takipte borçlu olarak gösterilmesi nedeninin, dayanak senetlerde avalist olmasından kaynaklandığını, kambiyo niteliğinde bulunan bonolara keşideciye hasren aval veren davacının sorumluluğunun ise bonolar zamanaşımına uğramış ve kambiyo vasıflarını yitirmiş olduğundan sona ermiş olduğunu, ayrıca senetler zamanaşımına uğradığı için adi senede dönüşmüş ve alacak da adi alacak haline gelmiş olduğundan,
senedin vade tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının da haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle asıl alacağın fer'i niteliğinde bulunan birikmiş faiz yönünden de avalistin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek takibe konu edilen 14 adet bono yönünden her biri 54.000,00 TL bedelli toplam 756.000,00 TL ve ferilerinden borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, haksız ve kötüniyetle yapılan takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin kambiyo takibi olmadığını, borçluların da senet altındaki imzalarına bir itirazı bulunmamakta olduğunu, borcu ödediklerine dair bir itirazları da bulunmadığını, takip konusu senetlerin de bono vasfında olmadığını, dolayısı ile takip ve talep zamanaşımının 10 yıl olduğunu ve davacının zamanaşımı itirazı huzurdaki davada geçerli olmadığından bahisle davacı borçlu ...'nın menfi tespit davasının reddine, davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe konu senetlerin 54.000,00 TL bedelli 28.09.2021, 30.10.2012, 30.11.2012, 28.12.2012, 30.01.2013, 28.02.2013, 29.03.2013, 30.04.2013, 30.05.2013, 28.06.2013, 30.07.2013, 29.08.2013, 27.09.2013 ve 30.10.2013 vade tarihli olduğu, lehtarının davalı ... Gıda A.Ş., keşidecisinin dava dışı ... Gıda Tekstil Tic. Ltd.
Şti. ve avalistinin davacı ... olan senetlerin ödeme tarihi ile takip tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 749/1.maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına uğradığı, lehtarın keşideciye zamanaşımı geçtikten sonra aradaki temel ilişkiye dayanarak başvuru hakkı olmakla birlikte avalist olan davacı yönünden üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra sebepsiz zenginleşme veya temel ilişkiye dayalı olarak bonodan kaynaklı alacağını talep etmesinin mümkün olmadığı,
bu itibarla artık kambiyo vasfı sona ermiş bir bonoya dayalı olarak avaliste karşı takip yapılamayacağından davacının bu sebeple başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olduğu, davacı adına borç ... tarafından haciz baskısı nedeniyle ödendiğinden, davanın istihkak talebine dönüştüğünü iddia etmiş ise de, İstanbul 25. İcra Dairesinin 2020/24117 E. sayılı dosyasında alacaklı ...
Gıda A.Ş. tarafından başlatılan 1.411.734,25 TL tutarlı dosyada ...'nın borçlu olduğu, eldeki dosyada dava dışı ... tarafından yapılan ödemenin davacının borcuna mahsuben olup olmadığı belirsizliği yanında davacı tarafından yapılan herhangi bir ödemenin olmadığı, bu itibarla dava dışı şahıs tarafından yapıldığı iddia edilen ödeme yönünden istirdat talebinde bulunamayacağı, davacının, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile,
davacının her biri 54.000,00 TL bedelli 28.09.2021, 30.10.2012, 30.11.2012, 28.12.2012, 30.01.2013, 28.02.2013, 29.03.2013, 30.04.2013, 30.05.2013, 28.06.2013, 30.07.2013, 29.08.2013, 27.09.2013 ve 30.10.2013 vade tarihli senetlere dayanak takip dosyası nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5253, K. 2025/3352, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama