KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5309 E., 2025/3268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/872 Esas, 2024/1139 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/245 E., 2020/134 K.
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ''NEV NİŞANTAŞI EĞİTİM VAKFI NEV OKULLARI'' ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin ''...'' markalarına dayanarak yaptığı itiraz sonucu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin Nişantaşı Üniversitesi’nin kurucusu ve eğitim sektöründe tanınan biri olduğunu, ''Nev'' ibaresinin Nişantaşı Eğitim Vakfı’nı ifade ettiğini, müvekkilin markalarına yatırım yaparak ayırt edicilik kazandırdığını, başvurunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilin daha önce aynı sınıfta tescilli markaları bulunduğunu, davalı markasıyla benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ''Nev'' ibaresinin her iki markada da ayırt edici unsur olduğunu, başvuru konusu markadaki eğitim hizmetlerinin ret gerekçesi markanın tescil kapsamıyla örtüştüğünü, bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının müktesep hak iddia ettiği markaların eğitim hizmetlerini kapsamadığını ve tescil tarihlerinin yakın olduğunu, bu nedenle müktesep hak sağlama niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ''...'' markasını 2015’te tescil ettirdiğini, davacının başvurusunun iltibas yarattığını, ''Nev Okulları'' ibaresinin markasal algı oluşturduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu ve kazanılmış hak iddiasının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, markalar arasında işitsel ve görsel benzerliğin olması, dava konusu markanın kapsamındaki redde konu hizmetlerin redde mesnet markanın kapsamında aynen yer alması nedeniyle ortalama tüketici gözünde karışıklığa yol açması hususu dikkate alındığında; dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
davacının 2016/66197 sayılı ve ''NEV OKULLARI'' ibareli markasının hem tescil kapsamında dava konusu eğitim ve öğretim hizmetleri'nin bulunmaması ve hem de henüz çekişme konusu olmaktan çıkmaması sebebiyle dava konusu marka bakımından müktesep hak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
öte yandan davacının 2016/67350 sayılı ve "NEV NİŞANTAŞI EĞİTİM VAKFI" ibareli markasının tescili kapsamında dava konusu eğitim ve öğretim hizmetleri'nin bulunmasına rağmen henüz çekişme konusu olmaktan çıkmadığı için davacının söz konusu markalarının müktesep hak kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5309, K. 2025/3268, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama