KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5372 E., 2025/3812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/679 Esas, 2024/969 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/133 E., 2018/171 K.
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2016/34697 sayılı "cep deryası" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli" CEP" asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer bulunduğunu, başvurunun, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını,
müvekkilinin "cep" unsurlu seri mahiyetteki markalarını taşıyan mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isteyen tüketicilerin başvuru sahibinin "cep deryası" ibareli marka başvurusu ile idari ve ekonomik olarak bağlantı kuracağını, böyle bir ibarenin tesciline izin verilmesi halinde müvekkili markalarının, markasal gücünün zayıflayacağını, müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunu, davalı yanın marka olarak seçebileceği binlerce kelime seçeneği varken "cep deryası" ibaresini tercih etmesinin kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2017-M-907 sayılı kararının iptaline,
dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/34697 sayılı "cep deryası" ibareli marka başvurusu ile davacı markaları arasında 556 sayılı Mülga Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi kapsamında iltibasın bulunmadığı, dava konusu başvurunun, davacı markalarından farklı bir sınıfta tescil edilmediği de göz önüne alındığında, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin somut olay açısından uygulanabilir olmadığı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak istediği, davacı markasının itibarını zedeleyecek faaliyetlerde bulunduğu,
ticari hayatın olağan akışına aykırı hareket ettiği ya da basiretli bir tacir gibi davranmadığı, kötüniyetli bir şekilde marka başvurusunda bulunduğu yönünde somut deliller bulunmadığından kötüniyet iddiasının ispat edilemediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "CEP" kelimesinin doğrudan cep telefonu ibaresi yerine kullanıldığı, "CEP" ibareli markaların da tüketicide cep telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmete ilişkin olduğu algısını oluşturduğu,
"CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliğin sağlanması halinde herkesçe kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da "CEP DERYASI" ibareli başvurunun, davacının "CEP" ibareli markalarından yeterince farklılaştığı, buna göre dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı,
başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5372, K. 2025/3812, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama