KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5377 E., 2025/3635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/888 Esas, 2024/1084 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/189 E., 2021/442 K.
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin dünya çapındaki tüm ünlü otomobil üreticilerine ve büyük yedek parça ticaret şirketlerine hizmet verdiğini, otomotiv parça tedariki ile iştigal eden müvekkilinin alanında dünya pazarında lider konumda olduğunu, müvekkilinin "P ... + şekil" markasının tescili için yaptığı başvurunun davalı ...
Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1.b ve c bentleri gerekçe gösterilerek reddedildiği, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa markanın hem görsel hem de işitsel olarak ayırt edicilik taşıdığını, herhangi bir üçüncü şahsın hakkını ihlal etmediğini, markanın Türkiye dahil kullanım neticesinde ayırt edici ... geldiğini ileri sürerek YİDK'nin 2021-M-3587 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve davaya konu "Balance weights for vehicle wheels.
(Araç tekerlekleri için denge ağırlıkları.)" mallarının toplumun her kesimine hitap etmeyen, spesifikleşmiş, gündelik kullanıma uygun olmayan, sıklıkla tüketilmeyen, özellikle motorlu araç tekerlekleri bakımından uygulama alanı bulan, araçların tekerlekleri üzerinde dengeli ve güvenli olarak seyretmesine yardımcı olan, araç imalatı ya da araç bakım işi ile iştigal eden kimselere hitap ettiği, bu nedenle söz konusu malların hitap ettiği tüketici kesiminin profesyonel meslekleri icabı bu mallardan yararlanmaları nedeniyle dikkat seviyelerinin genel halk kesimine nazaran daha yüksek olduğu,
aynı zamanda bu tüketici kesiminin ilgili piyasada yer alan sair teşebbüslerin imal ettiği davaya konu emtialara ve dolayısıyla bu emtialara yönelik çeşitli markalara da aşina oldukları, dava konusu marka başvurusunun kelime ve şekil unsurlarından mürekkep karma bir marka olduğu, markanın başlangıcında bulunan ve markanın genel görünümüne etki eden ve stilize edilmiş bir şekil unsurunu da içinde barındırdığı, bu şekil unsurunun davaya konu malları doğrudan tanımlamadığı, davaya konu mallar ile ilişkili piyasada herkes tarafından kullanılan ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olmadığı,
dolayısıyla markanın genel görünümü içinde markanın genel görünümüne kattığı ayırt edicilik ile dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak davaya konu emtialar bakımından asgari düzeyde somut ayırt edici niteliğin sağlandığı, “vasıf belirten ibare” ile “zayıf marka” olgusunun birbirinden farklı kavramlar oldukları, zayıf markaların vasıf belirtmediği, ancak koruma kapsamlarının sınırlı olduğu hususunun öğretide de savunulduğu, bu ... göre somut olayda davaya konu marka başvurusunun tescil başvurusuna konu edildiği mallar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, ayrıca davaya konu malları doğrudan tanımlamadığı,
bu nedenle tasviri niteliğinin de bulunmadığı, markasal fonksiyonları icra etme kabiliyetini haiz bir işaret olduğu, nitekim İngilizce'nin ana dil olarak konuşulduğu Birleşik Krallık Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde dava konusu marka başvurusunun, davaya konu emtialar bakımından "UK00801133009" marka numarası ile tescilli olduğu, aynı şekilde bu ibarenin EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) nezdinde de 22.11.2021 tarihinde tescil edildiği,
dava konusu marka başvurusunun bir bütün halinde SMK'nın 5/1.b ve c bentleri uyarınca mutlak tescil engeli içermeyen bir işaret olduğu anlaşıldığından SMK'nın 5/2 hükmü uyarınca dava konusu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı iddiasının ayrıca değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-3587 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın, içerdiği dava konusu mallar yönünden ayırt ediciliği haiz şekil unsuru ve tertip tarzı itibariyle tescile konu malların ticari kaynağını belirtme niteliğini taşıdığı, tüketicilerin bir bütün olarak davaya konu işareti bir marka olarak algılayabilecekleri, SMK'nın 5/1.b bendi kapsamında tescil engeli bulunmadığı, öte yandan marka kompozisyonunda "perfect" ibaresinin "equipment" kelimesinin üzerinde ve daha koyu harflerle yazıldığı ve markasal algıyı üzerinde topladığı,
bu hali ile SMK'nın 5/1-c hükmü anlamında ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite belirtir veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirtir şekilde bir kullanımı bulunmayıp zayıf marka vasfında bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5377, K. 2025/3635, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama