KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5398 E., 2024/9070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/860 Esas, 2024/594 Karar
- Hüküm
- Davanın usulden reddi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket hakkında tasfiye kararı verildiğini, tasfiye memuru olarak Namık Kemal Uyar'ın atandığını, davalıların davacı şirketin ortakları ve aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, tasfiye memurunun görevi gereği şirketin tasfiye işlemlerini yaparken davalıların yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemlerde bazı iş ve eylemleri ile şirketi zarara uğrattıklarını tespit ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tasfiye memurunun huzurdaki davayı açmakta yetkisi olmadığını, çeşitli yıllarda yapılan genel kurullarda yönetim kurulu üyelerinin ibralarına karar verilmiş olduğunu, dolayısıyla hak düşürücü süreler dolmuş olduğunu, yönetim kurulu üyelerine karşı hukuki sorumluluğun hükmedilebilmesi için zarar, kanuna aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 341 inci maddesinde şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerektiği açık bir şekilde düzenlenmiş iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümleri arasında mülga Kanun'daki gibi açık bir düzenleme bulunmadığı,
6102 sayılı Kanun'un 408/1 ve 479 maddelerindeki düzenleme ve bu husustaki Yargıtay yorumu karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerektiği, bu hususun dava şartı olup re'sen gözetileceği, somut olayda davacı tasfiye memurunun davalılar ..., ... ve ...'a karşı 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesine dayalı sorumluluk davası açabilmesi için genel kuruldan bu yönde bir karar alınmış olmasının zorunlu ve dava şartı olduğu, dosya kapsamında; davacı şirket genel kurulunda bu yönde alınmış bir kararı olmadığı,
bu eksikliğin giderilmesi için davacı vekiline kesin süre verildiği ancak kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirket tasfiye memuru tarafından şirket yönetim kurulu üyelerine karşı açılan tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 535 inci ve 479 uncu maddesi maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5398, K. 2024/9070, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama