KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5412 E., 2025/4023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1586 Esas, 2024/1157 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Dava konusunu devreden davacı .. vekili dava dilekçesinde; ... ... ibareli markanın kullanımı amacıyla oluşturulan işletmenin 26.06.2014 tarihinde faaliyete geçtiğinden itibaren .... ... tanıtım işaretini hem ünvan, hem işletme adı, iş ve tanıtım evrakında marka olarak kullandığını, 23.10.2013 tarihinde www....com alan adının alındığını ve bu tarihten itibaren kullanılageldiğini, ... ... markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 2017/15705 numaralı marka tescil başvurusunun yapıldığını, markanın tanınmışlık vasfı kazandığını, davalının,
müvekkilinin markasının tescilsiz olmasından istifade ederek markanın ayırt edici unsuru olan ... ibaresini içeren ve aynı faaliyet alanını içerecek şekilde 2016/90308 numaralı başvurusuna itirazın kısmen kabul edildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin 23.10.2013 tarihinden bu yana tescilli olan alan adı ile karışıklığa yol açan ... ibaresinin davalı tarafından marka olarak seçilmesinin her iki işletmenin karıştırmasına sebebiyet verdiğini, davalının 2016/90308 sayılı markasının müvekkilinin 2014-2016 yılları arasında kullandığı tescilsiz markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğini, ... ibaresinin içerik anlamına geldiğini,
davalı markasının da müvekkilinin markasının esas unsurundan oluştuğunu aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalının ... ... markasının gerçek ve öncelikli hak sahibi olan müvekkilinin müşteri çevresinde karışıklık yaratarak, onların müvekkilinden değil yanılarak artık davalıdan hizmet almasını temin etmek, marka imajını kendine transfer etmek, müvekkilini hizmet sektöründe engelleyerek zarara uğratmak amacını taşıdığını, bu eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2016/90308 numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
2.Devralan ... İçerik Hizmetleri Prodüksiyon A.Ş. vekili 03.03.2020 tarihli dilekçesinde, müvekkili .... adına tescilli 2017/15705 sayılı markanın, devir sözleşmesi ile müvekkili ... İçerik Hizmetleri Prodüksiyon A.Ş.'ne devredildiğini, müvekkili şirketin devir sözleşmesinin sicile işlenmesi için 02.03.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, müvekkili devredenin 24.01.2020 tarihli sözleşme ile tüm fikri mülkiyet haklarını da yine müvekkili olan .. İçerik Hizmetleri Prodüksiyon A.Ş.'ye devrettiğini, müvekkili ... İçerik Hizmetleri Prodüksiyon A.Ş.'nin davacı yerine geçerek davayı kaldığı yerden devam ettirme yetkisini edinmiş bulunduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "... ...+şekil" markasının, hükümsüzlüğü talep edilen 2016/90308 numaralı "..." markasının başvurusunun yapıldığı 10.11.2016 tarihi itibariyle "tanınmış marka" olmadığı, davacının "...", "... ..." ibaresini markasal anlamda reklam ve prodüksiyon hizmetlerinde ilk olarak 23.10.2013 tarihinde kullanmaya başladığı, marka olarak ihdas ve istimal ettiği, gerçek hak sahibi olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2016/... numaralı markanın ... ibaresinden kelime markası olup, davacının markası ile fonetik açıdan benzerlik içerdiği,
davalının markasının davacı markası ile aynı olan 35- 38- 41. sınıflarda yer alan ve içerik olarak da tamamen aynı hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, söz konusu hizmetlerin ortalama tüketicilere hitap ettiği, ortalama tüketicilerin taraf markalarını birbiri ile ilişkili ve sunulan hizmetler açıdan işletmesel bağ olduğunu düşünebilecekleri, ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği, davacı ve davalı şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdikleri,
basiretli bir tacirin davacının marka ve faaliyetlerini bilmesi gerektiği/bilebilecek durumda olduğu ancak bu durumun tek başına kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlandığı, bu nedenlerle davalı markasının hükümsüzlüğü talebinin kabulüne dair mahkeme kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı marka tescilinin kötüniyetlli tescil iddiasının ispatına yeter delil sunulmadığı, mahkemece davalı markasının tescilli olduğu tüm hizmet sınıflarında hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf talebinde bulunmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket adına 2016/... numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5412, K. 2025/4023, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama