KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5447 E., 2025/3528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1121 Esas, 2024/1060 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1032 E., 2024/228 K.
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Alman vatandaşı olduğunu ve davalılardan olan alacağı için Almanya'da alacak davası açıldığını, mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılan yargılama neticesinde, Augsburg Eyalet Mahkemesi'nin 27.04.2016 tarihli kararı ile davanın kabul edildiğini, kararın davalılara tebliğ edilerek kesinleştiğini, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 54. maddesindeki tüm şartları haiz yabancı mahkeme kararının ülkemizde icra edilebilmesi için tanıma ve tenfizinin gerektiğini ileri sürerek Almanya Federal Cumhuriyeti Augsburg Eyalet Mahkemesi'nin 27.04.2016 tarihli ve 021 O 1181/14 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin vekaletnamesinde tanıma ve tenfiz davası açabilmesi için özel yetki bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının müvekkillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, kesinleştirmenin usulsüz olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle müvekkillerinin savunma haklarını kullanamadıklarını, kaldı ki aynı davanın daha önce Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/201 E. sayılı dosyasında açıldığını ve mahkemece verilen ret kararının kesinleştiğini, bu kararın taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğini, kararın kanuna ve kamu düzenine de aykırı olduğunu,
Türk kanunlarına göre anonim şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmadığını, şirketin davacıya borcunun bulunması halinde bu alacağın müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, davanın şirkete karşı açılması gerekirken kötü niyetli olarak müvekkillerine karşı açıldığını, kamu düzenine aykırı kararların tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının apostil şerhli aslı ile noter onaylı tercümesinin ibraz edildiği, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmadığı, tanıma ve tenfiz şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfiz şartlarının gerçekleştiği ve yabancı mahkeme ilamında Türk kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı, mahkemece söz konusu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5447, K. 2025/3528, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama