KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5486 E., 2025/3222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1049 Esas, 2024/1209 Karar
- Hüküm
- Ret, Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/29 E., 2021/41 K.
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/ 27750, 2015/27761 sayılı “kanyon”, “kanyon şekil”, “kanyon levent”, “kanyonline”, “kanyon”, “radyo kanyon”, “radyon kanyon” ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının, “...
RESTAURANT” ibareli başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkillerine ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-10001 sayılı kararının iptaline ve davaya konu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait 2011/76454, 2014/109106, 2015/27750 ve 2015/27761 sayılı markaların tescil sınıfları ile davaya konu marka başvurusunun tescil sınıflarının benzer olmadığı, 2004/02150, 2004/02152 ve 2004/17890 sayılı markaların ise tescil sınıflarının davaya konu marka başvurusunun tescil sınıfını aynen içerdiği, bu kapsamda anılan markalar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında emtiaların aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı,
davacıların markaları ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından da iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, ancak dava konusu başvuru sahibinin anılan markalara karşı kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının işlem dosyası kapsamı itibariyle anılan markaları kullandığını ispatlayamadığı, davacının dava konusu başvuruya sadece iltibas nedeniyle itiraz ettiği, tanınmışlık vakıasına dayanmadığı, bu itibarla dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu, ancak dosya kapsamına sunulan delillerle davacı tarafın anılan markalarını 43. sınıftaki hizmetlerden: "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" bakımından kullandığını ispatladığı, anılan hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sayılanlar dışında 43. sınıfta yer alan diğer hizmetler yönünden ise böyle bir ispatın bulunmadığını, davacının markalarının 35. sınıf bakımından, belirli bir tanınmışlığa ulaştığı, ancak 43. sınıftaki hizmetlerden: "Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" bakımından tanınmışlığının bulunmadığı, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, şartlarının somut olayda oluşmadığı, SMK'nın 6/6 maddesine dayalı iddiaları ve kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Kurum kararının iptali talebiyle açılan davanın reddine, davalı adına tescilli 2018/47275 sayılı markanın 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava 2019-M-1001 sayılı YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemleriyle açılmış olup dava konu başvurunun ilanına davacılardan sadece ... Eczacıbaşı ....A.Ş.'nin itiraz ettiği, dava konusu YİDK kararının da davacılardan ...
Eczacıbaşı ....A.Ş.'nin davalı gerçek kişinin marka başvurusuna itirazının reddine dair olduğu, davacı ....'nin davadaki YİDK kararının iptali bakımından aktif dava ehliyeti bulunmadığı, yine davacı ....'nin, hükümsüzlük istemi yönünden de başvurunun dava tarihinde marka olarak tescilli bulunmadığı gözetildiğinde davanın erken açıldığı, dava tarihi itibariyle tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için dava açılmasının mümkün olmadığı,
henüz tescilli olmayan bir markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın erken açılması gerekçesiyle reddi gerektiği, yargılama sırasında hükümsüzlüğü istenen markanın tescil edilmesinin de sonuca etkisinin olmayacağı, tarafların markalarının asli unsurunu oluşturan ibareler arasında arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davalı gerçek kişinin davacının başvurunun ilanına itirazı üzerine sunduğu karşı görüşünde, davacının 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 sayılı markaları yönünden kullanım ispatı talebinde bulunduğu,
davacı tarafça işlem dosyasında anılan markaların kullanımına dair herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda her ne kadar dava konusu başvuru ile davacının 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 sayılı markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunsa da anılan markaların kullanımı ispat edilemediği için iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmalarının mümkün olmadığı,
ayrıca davacının dava konusu başvuruya sadece iltibas iddiasıyla itiraz ettiği, davadaki YİDK kararının iptali bakımından tanınmışlık iddiasının da ileri süremeyeceği, diğer taraftan, davalı gerçek kişiye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı, dolayısıyla hükümsüzlük istemi yönünden ileri sürülen kullanmama def'i bulunmadığından,
bu istem yönünden 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150 sayılı davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları dikkate alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, davacının anılan markaları ile dava konusu başvuru arasında başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf tüm hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacılar vekilininn istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davacı .... yönünden YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı .... yönünden marka hükümsüzlüğü istemli davanın erken açıldığından reddine, davacı .... yönünden YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, davacı .... yönünden marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın kabulü ile davalı ... adına tescil edilen 2018/47275 sayılı ve ""...
RESTAURANT" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5486, K. 2025/3222, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama