KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5488 E., 2025/4347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/836 Esas, 2024/1280 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/315 E., 2021/30 K.
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait “...” markası ile satışa sunulan “...” serisi bıçak ürünlerinin Türkiye'de ve dünyada bilindiğini, müvekkiline ait 2006 ..., 2003 ... ve 2018 ... sayılı markaların bulunduğunu, tefrik edilen hükümsüzlük davası açısından davalı ... Hediyelik Eşya Tekstil Gıda Nak. İnş. Sanayi. Dış Tic. Ltd.
Şti. adına 2017 ... sayı ile tescilli “...” markasının tanınmışlık, öncelik hakkı, benzerlik ve kötüniyet gerekçeleri ile hükümsüzlüğünün gerektiğini, davalının marka tescil kapsamından da görüleceği üzere davacı ile benzer ürünler üzerine kullanım gerçekleştirdiğini, davalının, müvekkilinin şekil markasına tecavüz ederek ve ürün ambalajlarını taklit ederek gerçekleştirdiği kullanımların müvekkili nezdinde maddi zarara neden olduğunu, davalının müvekkilinin markasının ayırt edici karakterini zedelediğini, haksız yarar sağladığını ve itibarını zedelediğini ileri sürerek müvekkiline ait 2006/..., 2003/... sayılı “...” ve “...
Şekil” marka tescillerine vaki tecavüzün tespiti ile men'i, ref'i ve 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat ile ambalaj ve ürünlerin benzer şekilde kullanılması, satılması dolayısıyla ortaya çıkan haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin marka tescilinin davacıdan önce olduğunu, davacının marka tescilinin halen başvuru aşamasında bulunduğunu, tescilli markası olmadığından davacının dava açamayacağını, davacı yanın ... markasının tanınmış olduğu iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin ... markasının üç kelimenin birleşmesinden oluşmuş bir deyimin kısaltması olup davacı markası ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacının ... markası ile ülkemize bıçak ithal edildiğini, müvekkilinin ise geçmiş yıllarda az miktarda bıçak ithal edip iddia edildiği gibi davacının marka ve tasarımını kullanmadığını,
müvekkilinin markayı ahşap nihale, plastik çırpıcı, ahşap kaşık, çatal ve diğer ahşap ürünler üzerinde kullandığını, bu ürünlerin davacının ürünleriyle ilişkisinin bulunmayıp müvekkiline özgü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 2006/... sayılı markanın kapsamında uyuşmazlık konusu bıçak, ahşap nihale, plastik çırpıcı, ahşap kaşık, çatal gibi emtianın bulunmaması, 2018/... sayılı markanın ise dava açıldıktan sonra tescil edilmiş olması nedeniyle söz konusu markaların tecavüz incelemesinde dikkate alınamayacağı, davacı adına 2003/... sayı ile tescilli markanın esas unsurunun ..., davalının markasının esas unsurunun ... olan 10 harfli davalı markasının sadece ilk harflerinin farklı, sonraki 9 harfinin aynı olduğu, tek harf farklılığının markaları farklılaştırmadığı,
davacı markası ile davalı kullanımı arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik olduğu, diğer taraftan davalının markayı üzerinde kullandığı bıçak, ahşap nihale, plastik çırpıcı, ahşap kaşık, çatal gibi emtianın davacının 2003/... sayılı markasının kapsamında bulunduğu,
davalının söz konusu kullanımlarının bıçak, ahşap nihale, plastik çırpıcı, ahşap kaşık, çatal gibi malların ortalama tüketicileri nezdinde davacı adına 2003/... sayı ile tescilli "...+şekil" markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması sonrası 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2 hükmü uyarınca 16.547,26 TL ile 33.094,52 TL olabileceğinin anlaşıldığı,
davacı vekilinin 08.01.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 16.547,26 TL olarak ıslah ettiği, taleple bağlı kalınarak maddi tazminat tutarının 16.547,26 TL olacağı, ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) hükümleri gereğince marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin tecavüz fiilleri nedeniyle tarafların ekonomik durumları, ihlal olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı,
paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek manevi tazminat miktarının 5.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının markasına davalının 2017/... tescil numaralı "..." markasını kullanmak suretiyle yaptığı haksız rekabetin tespitine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, 16.547,26 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 2003/... sayı ile tescilli ... markası ile ... ibareli davalı markasının biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik içerdiği, davalının markayı üzerinde kullandığı bıçak, ahşap nihale, plastik çırpıcı, ahşap kaşık, çatal gibi emtianın davacının 2003/... sayılı markasının kapsamında bulunduğu,
söz konusu kullanımların ortalama tüketiciler nezdinde davacı adına 2003/... sayı ile tescilli "...+şekil" markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, TBK'nın 50/2 hükmü uyarınca hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının dosya kapsamı ile uyumlu ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün men'i, ref'i, haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5488, K. 2025/4347, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama