KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5645 E., 2025/3824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1008 Esas, 2024/1238 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/3 E., 2020/389 K.
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 30, 35 ve 43. sınıflar bakımından yaptığı 2018/60558 numaralı ''... cup'' ibareli marka başvurusunun, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından 2019/M/9630 sayılı karar ile ayırt edicilikten yoksun olduğu gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin ''..., ..., ...'' markalarını 2008 yılından beri ''...'' markalı işletmelerinin şubelerinde puding ve muhallebi olarak imal ederek tüketicilere servis ettiğini, Türkiye'de bilinirliği ve popüler olmasının müvekkili şirket sayesinde olduğunu ileri sürerek 2019/M/9630 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ''...'' ibaresinin ilk defa 1996 yılında Amerika'da bir tatlı çeşidi olarak ortaya çıktığını, ''...'' ibaresinin tüketicilerce bir marka adı olarak değil de bir tatlı adı olarak algılanacağını, SMK'nın 5. maddesi uyarınca bu ibarenin münhasıran davacı adına tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre ''...'' ibaresinin ilgili sektörde bir tatlı adı olarak bilindiği, herkes tarafından kullanıma açık olan bir ibarenin tek bir kişinin veya firmanın tekeline verilemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun ''...'' ibaresi olduğu, ''cup'' ibaresinin daha çok tatlının sunum şeklini çağrıştırdığı ve bir tatlı çeşidi olan ''...'' tatlısının ayırt ediciliğini sağlamadığı, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunun somut ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, reddedilen mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun ''... cup'' kelime unsurundan ibaret olduğu, başvuruya konu markada yer alan "..." ibaresinin Amerika’da ünlü bir fırın olan ... fırının, son dönemlerde ülkemizde ve diğer ülkelerde popüler olan bir tatlı çeşidinin ismi olduğunu ve piyasada yaygın bir şekilde kullanılan bir ibare olduğunun, dosya kapsamında alınan ve aralarında gıda mühendisinin de olduğu bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği,
başvuru konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, başvuruya konu mallar/hizmetler açısından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu,
başvuruda yer alan ''cup'' ibaresinin, daha çok tatlının sunum şeklinin çağrıştırdığı ve bir tatlı çeşidi olan ''...'' ibaresine hiçbir ayırt edicilik sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5645, K. 2025/3824, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama