İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5929 K.2025/3967

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Esas2024/5929Karar2025/3967Tarih3 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.269 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/5929 E., 2025/3967 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1626 Esas, 2024/992 Karar
Hüküm
Asıl ve birleşen davanın kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.269 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 13.01.2017 tarihli sözleşme kapsamında 718.535,00 euro bedelli ürünün davalıya satıldığını, ürünlerin müvekkilince davalıya sigortalı ve sağlam olarak teslim edildiğini, davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra ürünlerin bir yıllık garanti dönemi için sözleşme değerinin %10'u kadar 71.487,25 euro tutarında teminat mektubu istemesi üzerine satış hacmi dikkate alınarak Ziraat Bankası tarafından müvekkilinin talebi ile 71.487,25 euro bedelli teminat mektubunun davalıya verildiğini, davalının müvekkiline ayıp ve arıza bildiriminde bulunmadığını,

ancak bu mektubun davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak garantinin ihlal edildiğinden bahisle nakde çevrilmeye çalışıldığını ileri sürerek dava konusu teminat mektubu nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 13.01.2017 tarihli sözleşme kapsamında “bir yıllık garanti dönemi” için sözleşme değerinin %10'u kadar 71.487,25 euro tutarında teminat mektubu ve yine gönderilecek olan ürünler için ürünlerin teslim edilmemesi ihtimaline karşı yapılan avans ödemesinin temini amacıyla davanın konusunu oluşturan teminat mektubu ile aynı bedel olan 71.487,25 euro çek istendiğini, satış hacmi dikkate alındığında bu taleplerin müvekkili tarafından makul bulunup kabul edildiğini, davalıya çekin iadesi için ihtar gönderilmesine rağmen çekin hala müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek 71.487,25 euro miktarındaki çek hakkında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; teminat mektubunun Kuveyt'teki proje için verildiğini, bahse konu teminat mektubunun bankaya dayanak oluşturmak için sözleşmeye bağlandığını, bunun yanında zaten teminat mektubunun türüne bakıldığında tamamen sözleşmedeki edimlerin ifasından bağımsız olan koşulsuz teminat mektubunun seçilmesinin de aslında tarafların bahse konu teminat mektubunun sözleşmeyle alakası olmadığını baştan belirlemelerinden ileri geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmede çekle ilgili herhangi bir hüküm olmadığını, davacının bahse konu çeki sözleşmeye bağlamaya çalıştığını, ancak çekin ürünlerin teslim edilmemesi ihtimaline karşı verildiği düşünülse bile, 13.01.2017 tarihinde akdedilmiş bir sözleşmeyle ilgili ürünlerin teslim edilmemesi,

eksiksiz olarak teslim edilmemesi ya da avans ödemesinin temini için verildiği iddia olunan çekin vadesinin 13.07.2019 olmasının taraflar arasında gerçekleşen ticarette iddia olunan hususlara hizmet edebilme özelliğinin olmadığını ortaya koyduğunu, malların teslim edilmemesi ya da eksik teslim edilmemesi ya da avans ödemesinin temini için müvekkil şirketin vade tarihi iki buçuk yıl sonra olan çeki kabul edemeyeceğini, çekin sözleşme ile ilgisi olduğuna dair iddia ile ilgili yazılı delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 13.01.2017 tarihli, 718.535,00 euro tutarında ürünün davalıya satımı için sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye konu ürünlerin 12.04.2017 tanzim tarihli sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, davaya konu 14.04.2017 tarih ve .... seri no.lu banka teminat mektubunun incelenmesinde sözleşmeye konu ürünlerin 10.05.2017 tarihinden itibaren 12 ay süreyle geçerli garanti dönemi için koşulsuz bir banka teminat mektubu olduğu,

işverenin garantinin ihlal edildiğini bankaya ihbar eden yazılı müracaatı üzerine bu tutarın koşulsuz olarak işverene ödeneceğinin taahhüt edildiği, dava tarihi itibariyle 12 aylık garanti süresinin dolmadığı, kaldı ki teminat mektubunun koşulsuz olduğu, davacının işbu teminat mektubundan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik davasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, birleşen davanın konusunu oluşturan çekin ön yüzünde “teminat” ibaresi yazılmış ise de, sözleşme metninde çeke, çek üzerinde de sözleşmeye bir atıf yapılmadığı,

bir kambiyo senedi olan çekin üzerinde yer alan “teminat” ifadesinin çekin mücerret bir ödeme aracı olma vasfını etkilemeyeceği, davacının, davaya konu çekin değinilen sözleşmenin bir teminatı olarak verildiği iddiasını yasal deliller ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 13.01.2017 tarihli, 718.535,00 euro tutarlı asıl sözleşmede teslimi kararlaştırılan ürünlerde ortaya çıkabilecek arıza ve ayıplar nedeniyle davalının zararını tazmin edebilmesi amacıyla davalıya teminat mektubu ve çek verileceği hususunda herhangi bir düzenlenmeye yer verilmemiş ise de, davalıya verilen dava konusu 14.04.2017 tarihli 71.487,25 euro limitli, 15.04.2018 tarihine kadar geçerli teminat mektubunun metninde 13.01.2017 tarihli sözleşme kapsamındaki malların 12 aylık garanti dönemi için düzenlendiği,

tazmin talebinin garantinin ihlal edilmesi haline münhasır olduğunun belirtildiği, bunun dışında taraflar arasındaki 13.01.2017 tarihli asıl sözleşmenin eki olarak düzenlenen 12.04.2017 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde 71.487,25 euro bedelli teminat mektubunun yenilenmesi ve sona erme tarihinden önce geçerliliğinin uzatılmasının teminatı olarak birleşen davanın konusunu oluşturan aynı tutarlı çekin davalıya verilmesinin kararlaştırıldığı, bahsi geçen çekin 13.07.2019 tarihli ve 71.487,25 euro tutarında olduğu, ön yüzünde teminat çeki olduğunun yazıldığı,

13.01.2017 tarihli sözleşme ile 12.04.2017 tarihli ek sözleşme ve teminat mektubu metnine göre teminat mektubunun davalıya teslim edilen ürünlerin garanti süresinde ortaya çıkacak ayıp ve arızalar nedeniyle oluşan zararın tazmini için düzenlendiği, yine birleşen davanın konusunu oluşturan çekin de teminat mektubunun süresinin uzatılmasının teminatı olarak davalıya verildiği sonucuna varıldığı, davanın erken açıldığından söz edilemeyeceği, teminat mektubunun koşulsuzluğunun bankanın ödeme yükümlülüğüne ilişkin olduğu,

davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında birbirlerine karşı hak ileri sürmelerini engellemeyeceği, davalı tarafından ürünlerle ilgili herhangi bir arıza veya ayıp bildiriminde bulunulmadığı gibi buna ilişkin dosyaya bir delil de ibraz edilmediği,

davalı, teminat mektubu ve çekin taraflar arasındaki başka bir ticari ilişkinin devamı noktasında güven amacıyla verildiğini iddia etmekte ise de bahsi geçen 13.01.2017 ve 12.04.2017 tarihli sözleşme karşısında davalının buna ilişkin iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekirken bu hususta da yazılı bir delil sunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, teminat mektubu nedeniyle, birleşen dava ise çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Asıl dava konusu 71.487,25 euro bedelli teminat mektubunun değeri dava tarihi itibariyle 341.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dava yönünden verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen dava davalısına yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5929, K. 2025/3967, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5929
Karar No
2025/3967
Tarih
3 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5934 K.2025/4434
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5943 K.2025/4107
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/5944 K.2025/9158
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5946 K.2025/4008
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/5951 K.2025/4282
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5952 K.2025/4973

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.