KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/598 E., 2024/8770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1421 Esas, 2023/1836 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/234 E., 2023/500 K.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa ... ile beraber 1994 yılında dava dışı ...
Polüretan Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini kurduğunu, davalının şirkette bulunduğu sürede hangi sürede olursa olsun sürekli bir şekilde usulsüz işler içerisinde olduğunu, 2001 yılında ise şirkete yönetim kurulu başkanı seçildiğini, yönetim kurulu başkanlığınca çeşitli usulsüzlükler yaparak şirketi ve şirket paydaşlarını sürekli zarara uğrattığını ve bunların üzerini kapattığını, bu usulsüzlüklerin vergi dairesi tarafından da tespit edildiğini, usulsüzlük ve yolsuzlukların gün yüzüne çıktığını, davalının bu davranışları sebebi ile dava dışı şirket ile şirket ortaklarının büyük bir borç yükü ve vergi cezası ile karşı karşıya kaldıklarını,
tüm borçların şirket hesabından çekildiğini ve şirket ortaklarının da bu hali ile zarara uğradığını ileri sürerek 30.000,00 TL maddi tazminatın davalı tarafından hissesi oranında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının talep ettiği zararın şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı dolaylı zarar olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, davacının ise tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini talep ettiği, bu şekilde dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 549 uncu ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/598, K. 2024/8770, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama