KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6031 E., 2025/5204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/252 Esas, 2024/1273 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2019/5 E., 2023/334 K.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 05.05.2003 tarihli vekâletname ile müvekkii şirkete vekil tayin edildiğini, bu vekâletname ile şirketin alacaklarını tahsil ettiğini ancak ödemesi gereken vergi ve SGK borçlarını ödemediğini, buna mukabil tahsil ettiği paraları kendi kurmuş olduğu ... Ltd. Şti.'ye aktardığını ve müvekkili şirketi kendi şirketinden alacaklı olarak gösterdiğini, davalılar aleyhine alacakların tahsili için başlatılan takibe davalı ...'ın, kendi adına ve şirket yetkilisi olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek Çanakkale 2. İcra Müdürlüğünün 2010/65 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacı şirketten alacaklı konumda olduğunu, davanın haksız ve kötüniyetle açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında verilmiş ya da kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, davacı ile davalılardan biri ticari şirket olup basiretli bir tacir gibi hareket etmek, tüm ticari faaliyetlerini usulüne ve kanuna uygun şekilde yürüterek defter ve belgelerine kaydetmek zorunda olduğu, özellikle alacaklı olduğunu iddia eden yapı denetim şirketinin, alacağının varlığını fatura ile ticari defter ve belgelerle ispat etmesi gerekirken ispat edemediği, bilirkişi raporunda davacı şirketin alacaklı değil, bilakis borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taraf defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığı, kapanış kayıtlarının yapılmadığı, dolayısıyla defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça itirazın iptaline konu icra takibinde borcun sebebinin ödenmeyen bakiye borç olarak belirtildiği, davacının davalı taraftan alacaklı olduğunu usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ile ispatlaması gerektiği, ancak davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle defterindeki kayıtların lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6031, K. 2025/5204, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama