İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6164 K.2025/4687

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2024/6164Karar2025/4687Tarih30 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.074 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/6164 E., 2025/4687 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1001 Esas, 2024/736 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/285 E., 2020/529 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.074 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 2006 yılından beri devam eden ticari ilişki bulunduğunu, en son 09.10.2015 tarihli Yetkili Satıcı Sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri 27.02.2017 tarihinden itibaren yapmadığını, vadesi gelen teminat mektuplarını yenilemediğini, davalı şirketin hile ile teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesini engellediğini, davalı şirketin, yaptığı muvazaalı işlemlerle borca batık olduğu izlenimini bırakarak davacıyı bir kısım alacaklarından vazgeçerek sözleşme yapmaya zorladığını,

böylece davacının davalı şirketten 17.228.753,60 TL alacağı bulunmasına karşılık davalı şirket ile 9.615.000,00 TL değerinde taşınmaz ve 932.662,00 TL değerinde demirbaş karşılığında 16.03.2017 tarihli itfa sözleşmesi ile ibra edildiğini, davalı şirketin itfa sözleşmesi ile Denizli, Kale Mahallesi, 250 ada, 7 parsel sayılı taşınmazı devir tarihinden itibaren 30 gün içerisinde davacıya teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdüne uymadığını, bu nedenle davalı şirketin 100.000,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini,

itfa sözleşmesine konu taşınmazın tapuda devir işlemi sırasında davalı şirketin ödemesi gereken 244.726,25 TL devir harcının davacı tarafından ödendiğini, bu şekilde davalıların davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek 6.681.091,60 TL maddi zararın 17.03.2017 tarihinden itibaren, 100.000,00 USD'nin 18.04.2017 tarihinden itibaren ve 244.726,25 TL’nin tapu devir tarihi olan 17.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; davacı şirket ile .. ... Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd.

Şti. arasında 2006 yılından beri devam eden ticari ilişki bulunduğunu, en son 09.10.2015 tarihli Yetkili Satıcı Sözleşmesi düzenlendiğini, anılan şirketin sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri 27.02.2017 tarihinden itibaren yapmadığını, vadesi gelen teminat mektuplarını yenilemediğini, hile ile teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesini engellediğini, yaptığı muvazaalı işlemlerle borca batık olduğu izlenimini bırakarak davacıyı bir kısım alacaklarından vazgeçerek sözleşme yapmaya zorladığını, böylece davacının ... ...

Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.'nden 17.228.753,60 TL alacağı bulunmasına karşılık anılan şirket ile 9.615.000,00 TL değerinde taşınmaz ve 932.662,00 TL değerinde demirbaş karşılığında 16.03.2017 tarihli itfa sözleşmesi ile ibra edildiğini, ... Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.'nin itfa sözleşmesi ile .., ...

Mahallesi, 250 ada, 7 parsel sayılı taşınmazı devir tarihinden itibaren 30 gün içerisinde davacıya teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdüne uymadığını, bu nedenle 100.000,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, itfa sözleşmesine konu taşınmazın tapuda devir işlemi sırasında ... Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd.

Şti. tarafından ödenmesi gereken 244.726,25 TL devir harcının davacı tarafından ödendiğini, bu şekilde davalıların davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek 6.681.091,60 TL maddi zararın 17.03.2017 tarihinden itibaren, 100.000,00 USD'nin 18.04.2017 tarihinden itibaren ve 244.726,25 TL’nin tapu devir tarihi olan 17.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2005 yılından 16.03.2017 tarihine kadar davacı şirketin bayiliğini yaptığını, davacı şirket yöneticilerinin aşırı faiz ve vade farkı uygulamaları, bayiler arasında eşit davranılmaması, piyasadaki olumsuz şartlar ve gelişmeler, davacı firmanın yenilikçi ürünler çıkarmaması gibi nedenlerle davalı şirketin ödeme zorluğuna düştüğünü, son bir yılda davacı şirket tarafından toplam değeri 2.000.000,00 TL civarında olan haksız vade farkı faturası kesildiğini, davacının ... bayisi olan ...

Oto Ltd. Şti.’ne daha avantajlı fiyat ve vade tanıyarak davalı şirketi mali yönden zor duruma düşürdüğünü, iki şirket arasındaki görüşmeler sonucunda davalı şirketin 17.232.662,00 TL borcuna karşılık şirketin tüm malvarlığını oluşturan ..., ..., ..

Mahallesi, 250 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın tüm demirbaş ve stokları ile birlikte davacı tarafa devredilmesinin kararlaştırılarak 16.03.2017 tarihli borç itfa sözleşmesinin düzenlendiğini, protokol uyarınca taşınmaz üzerindeki ipoteklerin fekkedilerek 17.03.2017 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiğini, şirkete ait tüm demirbaşlar, makine, teçhizat ve yedek parçaların davacıya devredildiğini, bu şekilde davalı şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirketin alacağının hiçbir kısmından feragat etmediğini, davalıya ait taşınmazın ipotekten ari olarak 16.300.000,00 TL bedelle davacıya devredildiğini,

davacı tarafın taşınmazın 9.615.000,00 TL olduğu yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının borç itfa sözleşmesi düzenlenmeden önce taşınmaz için ekspertiz yaptırdığını, davacı şirket yetkililerinin imzasını taşıyan ve cevap dilekçesi ekinde sunulan belge ile taşınmazın davacı tarafa teslim edildiğini, istenilen cezai şartın fahiş olduğunu, özellikle ....

İlinde tüm tapu harçların alıcı tarafından ödenmesi şeklinde uygulama olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalılar ... ve ...’in neden borçlu olduğuna dair hiçbir açıklamanın bulunmadığını, bu davalıların sadece davalı şirketin ortağı olduğunu, bunun dışında davacı şirketle bir bağlantılarının bulunmadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmelerde taraf olmadıkları gibi kefaletlerinin de bulunmadığı, davacı tarafın ekspertiz yaparak taşınmazın devir aldığını, taşınmazın değerini bildiğini, cezai şartın fahiş olduğunu, taşınmazın davacı şirketin davranışları sebebiyle geç teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itfa sözleşmesinin düzenlendiği 16.03.2017 tarihinde davacı kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirketten 17.228.754,08 TL alacaklı olmasına karşılık tarafların düzenledikleri sözleşmede davalı ... ... Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.’nin, davacı .. .. .. Ulaşım Araçları A.Ş.’ne 17.232.000,00 TL borcunun bulunduğu, bu borç karşılığında .., .., ..

Mahallesi, 250 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki ipoteklerin kaldırılarak tüm demirbaşları ile birlikte 20.03.2017 tarihine kadar alacaklı şirkete devredilmesi halinde davalı şirketin davacı şirkete hiçbir borcunun kalmayacağının kararlaştırıldığı, aldırılan bilirkişi raporuyla sözleşmenin düzenlendiği tarihte davacı şirketin mali yönden zor durumda olduğuna ilişkin bir veri olmadığı, davacı tarafın da bu yönde somut bir iddiasının olmadığını, taraflar tacir olduğu, davacının sözleşmeye zorlandığı yönündeki iddiasının bu konuda ceza soruşturması bulunmaması nedeniyle soyut bir iddia olarak kaldığı,

davacı tarafın zorlanma konusunda somut bir olaydan bahsetmeyerek "borca batıklık izleniminden" söz ettiği, borca batıklık izlenimi edinmek davacıyı bu sözleşmeyi yapmaya iten bir saik olabilirse de saikteki yanılmanın sözleşmeden dönme nedeni olamayacağı gibi basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü ile de uyuşmadığı, davalı tarafın itfa sözleşmesindeki devir borcunu süresi içerisinde yerine getirdiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki 16.03.2017 tarihli itfa sözleşmesinin 5. maddesinde devri yapılan taşınmazın 30 gün içerisinde tahliye edilerek davacı şirkete teslim edilmesi,

buna uyulmaması durumunda 100.000,00 USD cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, tapu kaydına göre sözleşmeye konu taşınmazın 17.03.2017 tarihinde davacı şirkete devredilmesine karşılık, Denizli 3. Noterliği tarafından düzenlenen 28.04.2017 tarihli düzenleme şeklindeki tutanak ile davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunduğu 15.05.2017 tarihli "Yer ve Eşya Teslim Tutanağı" başlıklı belgeden taşınmazın 30 günlük süre içerisinde teslim edilmediğinin sabit olduğu, bu nedenle sözleşmeye göre davalı tarafın davacı şirkete cezai şart ödeme yükümlüğünün doğduğu,

davalı taraf cezai şartın fahiş olduğunu savunmuş ise de tarafların tacir olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... ... Otomotiv İnş. Tur. Tic. San. Ltd.

Şti.'ne karşı açılan davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ve 244.726,25 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminata ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2017 tarihli Borç İtfa Sözleşmesinde alacaklı şirketin, borçlu şirketten alacakları toplamının 17.232.662,00 TL olduğu konusunda tarafların anlaştıkları, sözleşme tarihi itibarıyla başkaca borcu olmadığının taraflarca kabul edildiği, sözleşmede borcun karşılığında borçlu şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ...

Köyü, 250 ada, 7 parselde bulunan içerisinde 1 adet 2 katlı, 1 adet katlı işyeri bulunan 8.094 metrekare taşınmazın devrinin kararlaştırıldığı ve taşınmazın tapuda 16.300.000,00 TL bedel üzerinden satıldığının tespit edildiği, davacı, satıştan sonra taşınmazın değerini tespit ettirdiğini ileri sürse de bir tacirin önce sözleşme yapıp sonra taşınmazın değerini tespit ettirmesinin basiretli olarak davranması gereken tacirden beklenen bir davranış olmadığı,

davalı şirketin hileli davranışları sonucunda, sözleşmenin imzalandığı iddia edilse de bu hususta dosya kapsamında somut bir veri bulunmadığından davalı şirket aleyhine açılan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ve buna uygun olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13/3 maddesi gereği davalı şirket vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, dava konusu sözleşmeyi davalı şirket yetkilisi ...'in davalı şirket adına imzaladığı, diğer davalı ...'in sözleşmede imzasının olmadığı,

sözleşmede davalı ... ...’i kişisel olarak borç altına sokan bir yükümlülük belirlenmediğinden davalı şirkete sırf ortak olması hasebiyle davalı şirketin borçlarından sorumlu olmadığı, diğer davalı ...'in de sözleşmede imzası bulunmaması sebebiyle bu kişiler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı lehine kabul edilen 100.000,00 USD cezai şart talepleri yönünden hesaplanan vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre Türk Lirasına çevrilip bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğu,

taraflar arasında akdedilen 16.03.2017 tarihli borç itfa sözleşmesinde, tapu devir tarihinden itibaren 30 gün içerisinde taşınmazın tahliye ederek alacaklıya teslim edileceği, süresinde taşınmazın boşaltılmaması halinde borçlunun 100.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu taşınmazın tapudaki devir işleminin 17.03.2017 tarihinde yapıldığı, sözleşmeye göre 17.04.2017 tarihine kadar boşaltılarak davacı şirkete teslimi gerektiği halde, 28.04.2017 tarihi itibariyle boşaltılmadığının tespit edildiği,

davalı şirket tarafından ibraz edilen “Yer ve Eşya Teslim Tutanağı” 15.05.2017 tarihli olup, bu tutanakla yer tesliminin yapıldığı dikkate alındığında sözleşmede belirtilen 30 gün içerisinde teslim şartının yerine getirilmediği, taşınmazın boşaltılmaması sebebinin davacı şirketten kaynaklandığı hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı, tahliye taahhüdünü yerine getirmeyen davalıdan sözleşmenin 5. maddesi gereğince 100.000,00 USD cezai şart talep edilebileceğinin anlaşıldığı,

sözleşmenin imzalandığı tarihte kararlaştırılan cezai şart miktarının davalı olan tacirin mahfına sebebiyet vermeyeceği, .. mahallesi, 250 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın 17.03.2017 tarih 6563 yevmiye sayılı satış sonucu .. .. A.Ş. adına tescil edildiği, resmi senede göre taşınmazın satış bedelinin 16.300.000,00 TL olduğu, satış sırasında satıcı adına 226,25 TL döner sermaye, 244.500,00 TL tapu harcı, alıcı adına 244.500,00 TL tapu harcı tahsil edildiği, ...

Tapu Müdürlüğün 26.02.2018 tarihli yazısı ekindeki belgeden satış sırasında tahsil edilen satış ve alış harçlarının ... aracılığıyla ödendiğinin anlaşıldığı, .. Genel Müdürlüğünün 14.11.2018 tarihli yazısı ekindeki dekontlardan her iki ödemenin .. ..

A.Ş. tarafından yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede bu giderlerin davacıya ait olacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, tarafların bu gidere eşit olarak katlanması gerektiği, birleşen davada davalılar ... ve ...'in ret sebebinin ortak olduğu, AAÜT'nin 13/4 maddesi gereği davalılar lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu,

Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan 6.646.091,00 TL maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği buna uygun olarak AAÜT'nin 13/3 maddesi gereği davalı şirket vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, alacak ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından asıl ve birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalılar vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Asıl davada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, 6.681.091,60 TL alacak, 244.726,25 TL tapu harcı alacağı ve 100.000,00 USD cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince 100.000,00 USD cezai şart alacağı ve 244.726,25 TL tapu harcı alacağı yönünden davanın kabulüne, 6.681.091,60 TL alacak yönünden davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de taraf vekillerinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan AAÜT'nin Genel Hükümlerinin 13/1 maddesi uyarınca davalı lehine reddedilen toplam alacak miktarı üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davacının 6.681.091,60 TL tutarındaki alacak istemi, tazminat istemi gibi değerlendirilmek suretiyle hüküm tarihindeki AAÜT'nin 13/3 maddesi gereğince davalı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacı vekili ile birleşen davada davalılar vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (III) numaralı hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “13/3 maddesi” ibaresinin çıkartılması suretiyle,

yine aynı hüküm fıkrasının aynı bendinde yer alan “46.936,31” ibaresi çıkartılarak yerine “155.435,92” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya ve birleşen davada davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalıya iadesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6164, K. 2025/4687, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6164
Karar No
2025/4687
Tarih
30 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6166 K.2025/10238
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6174 K.2025/11035
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6176 K.2025/4693
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6179 K.2025/11344
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6181 K.2025/11345
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6183 K.2025/11601

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.