KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6466 E., 2025/4308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1074 Esas-2024/1733 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/496 Esas, 2023/155 Karar
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında üç adet kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/3305 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davacının takibe konu 26.04.2017 tarihli kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığını ileri sürerek davacının Trabzon İcra Müdürlüğünün 2021/20567 E. sayılı dosyası bakımından borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefillerin kredi müşterisinin bankadan kullandığı ve kullanacağı tüm kredilerden kefaletleri dolayısıyla kefalet miktarlarınca sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirket ile davalı banka arasında kurulan 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmelerinde kefil olarak imzasının bulunmadığının tespit edildiği, bahsi geçen sözleşmelerin önceki sözleşmelerin devamı olmadığı yeni bir sözleşme olduğu, davacı kefilin bu sözleşmeden sorumlu tutulması için sözleşmeyi imzalamış olmasının gerektiği, somut olaydaki 26.04.2017 tarihli kredinin bu kapsamda kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının imzalamadığı bir sözleşmeden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu icra takibinde 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli kredilerden kaynaklı bir borç kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6466, K. 2025/4308, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama