KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/661 E., 2024/8387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1423 Esas, 2023/1269 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/75 E., 2021/133 K.
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tescilli markasının bulunduğu, davalının dava konusu "..." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, ancak itirazın reddedildiğini, markaların benzer olduğunu, ... ve CELL kelimelerinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tüketicilerin markaları karıştırıp yanılabileceğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin tüm dünya nezdinde sağlık ürünleri, kozmetik ve cilt bakımı ürünleri, vitamin ve takviye ürünleri ve yan ürünlerin üretimi ve pazarlamasında sektöründe lider bulunduğunu, ... markalarının gerçek sahibi bulunduğunu, ... ibaresinin tek başına ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, markasının ayırt edici hale getirildiğini, markaların benzer bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli marka arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira "..." ibaresinin Yunanca "yeni" anlamına gelen ve önünde kullanıldığı sözcüğe "yeni" anlamını katan bir kelime olduğu, yaygın şekilde kullanılan zayıf bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, marka başvurusunda yer alan diğer ibare ile ayırt ediciliğin de sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/661, K. 2024/8387, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama