KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6635 E., 2025/4112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/246 Esas, 2024/1625 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 27.09.2021 tarihli, 32-00 Locarno sınıfına ait 1. numaralı desen tasarımın sahibi olduğunu, bu tasarıma sahip ürünleri de münferit yetkilisi olduğu .... Tekstil San. Tic. Ltd.
Şti. aracılığıyla piyasaya sunduğunu, davalının münferit yetkilisi olduğu şirket aracılığıyla bu tasarıma dayanarak müvekkili şirket aleyhine tasarım hakkının ihlal edildiğine yönelik delil tespiti talebinde bulunduğunu, davalının, söz konusu tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda incelenen ve ihlal oluşturduğu tespit edilen "air vega rdl-00795-4/1" kodlu ürünün üreticisi bile olmadığını,
tescil talebinden çok daha önce kamuya sunulmuş ve hiçbir ayırt edici özelliği bulunmayan tasarıma dayanarak suiniyetli bir şekilde müvekkil şirket aleyhine tasarım hakkına tecavüz iddiasıyla delil tespit talebinde bulunulduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tasarım ihlaline sebebiyet vermeleri dolayısıyla davacı adresine tespite gidildiğini, söz konusu tespite konu tasarım ürününün birebir benzerinin davacı tarafından kullanıldığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalının müvekkili adına tescilli ürünü birebir kopyalayarak tasarım hakkına tecavüz ettiğini, müvekkiline ait tescilli tasarım olan desenin desenin çok fazla ayırt ediciliği ve ayrıntısının mevcut olduğunu, davacı tarafın beyanlarının aksine, müvekkiline ait tescilli desenin, çözgülü örme tekniği kullanılarak raşel kumaştan kalın ipliklerden iplikler yaratılarak desen efektleri ile oluşturulmuş yeni bir tasarım hükmüne haiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile resen yapılan araştırma neticesinde, davalı adına kayıtlı tasarım tesciline benzer ürünün, davalı adına kayıtlı tasarımdan önce internet üzerinden dava dışı firmalar tarafından kamuya sunulmuş olduklarının bilirkişi raporuyla sabit olduğu, yenilik kırıcı olarak dava dışı firmalar tarafından kamuya sunulan ürünler ile davalı tasarımlarının benzer biçim, oran ve biçimde olduğu, bu itibarla davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2021/... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayanan endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6635, K. 2025/4112, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama