KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6751 E., 2025/4210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1973 Esas, 2024/2128 Karar kat ...
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/618 E., 2024/604 K.
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Baskı Matbaa Reklam ve Organizasyon Ltd.
Şti'nin 27.01.2016 tarihinde tescil olup, davalı ... ve müvekkili ile birlikte kurduklarını ve aksine bir karar alınıncaya kadar ...'nın müdür olarak atandığını, İdras İnandı'nın şirket ortağı olarak ...'a bilgi vermediği gibi, şirketin hesaplarında yaptığı hatalar ve şirketin tüzel kişiliğine verdiği zarar nedeniyle şirket hisselerini ...'a devrederek şirket müdürlüğünden ayrıldığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirketi davalı ...'nın temsil ettiği tarihler arasında şirket hesabından ... hesabına 520.522,04 TL aktarım yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin mal aldığı ...
Kırtasiye Plan Kopyalama Ltd. Şti ile ... arasında 116.050,00 TL ticari ve mali kurallara uygun olmayan ilişkiler tespit edildiğini, bu ticaretin ... Ltd. Şti'ne borç olarak yansıtıldığını, ancak ilgili paranın ... hesabına geçtiğini, davalı ...'nın müvekkili şirkette yetkili olduğu zaman dilimi içerisinde görevini kötüye kullanarak kendi hesabına 636.572,00 TL para geçirdiğini ileri sürerek bu bedelin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 04.02.2016 olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan ayrılış tarihinin ise 26.02.2018 tarihi olduğunu, huzurdaki davanın ikame tarihinin ise 18.07.2022 olduğunu, davacı ...'un şirketin tescil tarihinden müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar şirket ortağı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkette ortak olduğu süreçte şirketin resmi tüm işlemlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini,
yapılan tüm işlemlerin titizlikle ve usulüne uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra davacının şirketi yönetemediğini, şirketin mali durumunun kötüye gittiğini, piyasaya oldukça fazla şekilde borçlandığını, bu nedenlerle müvekkilinden haksız kazanç elde etme amaçlı hareket edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmelere göre davalı tarafın dava konusu şirketi zarara uğrattığı iddiaları yönünden davacının dayandığı sebeplere binaen somut, kesin, yazılı ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticisinin kusuru kapsamında zarar talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6751, K. 2025/4210, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama