KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6763 E., 2025/4114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/527 Esas, 2024/1845 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.134 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin şirketin inhisari lisans hakkı sahibi olduğu "..." markasının 41. sınıfta tescilli olduğunu, ...... gibi organizasyonların da müvekkilinin faaliyeti kapsamında olduğunu, davalı tarafın 2018 yılında kurulup dava konusu "..." markası altında 41. sınıfta faaliyete başladığını, davalı faaliyeti ve markası kapsamının müvekkili ile aynı olduğunu, davalının "..." markası altında müvekkili ile iltibas meydana getirdiğini ve müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti ile 2018/03951 tescil numaralı "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/9 hükmü ve 25. maddesi uyarınca sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma yetkisi ve hukuki yararı olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, “...” ibareli marka sahiplerinin dava dışı kişiler olduğunu, lisans hakkının münhasır olup olmadığı ve dava takip yetkisi verip vermediği hususlarının bilinmediğini, davalı şirketin markaya tecavüz teşkil edebilecek faaliyeti ve markasal kullanımının bulunmadığını, davacı markasının taklit edilerek faaliyet gösterildiğine yönelik iddiaya ilişkin olarak her zaman düzenlenebilecek evrakların ve görüntülerin delil değerinin olmadığını, “...” ibaresinin,
davacı şirketin üzerinde hak iddia ettiği markaya tecavüz teşkil edebilecek ve hükümsüzlüğünü gerektirebilecek herhangi bir kullanımının bulunmadığını, davalı şirketin bizzat ticaret unvanında “...” ibaresinin Türkçesinin yer aldığını, “...” ifadesinin “...” markasını taklit amacı taşımayıp zaten davalı şirketin ticari unvanında yer aldığını, “...” ibaresinin 41. sınıfında yer alan hizmetler için tanımlayıcı bir ibare olduğu ve tek başına ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, bahse konu hizmetlerde kullanımının, salt bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, “...” ifadesinin markaya tecavüz edecek şekilde kullanılmadığını,
“...” markasının 41. sınıfın tamamında tescil edildiği, müvekkiline ait markanın ise 39, 41. ve 43. sınıflarda kısmen tescilli olduğunu, 39. ve 43. sınıflar açısından hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, dava konusu markaların benzer olmadığını, her iki marka arasında ortak olan “...” ibaresinin 41. sınıfta tanımlayıcı bir ibare olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu "..." markasının 39, 41 ve 43. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, davacı tarafın inhisari lisans hakkı sahibi olarak kullandığı markanın 41. sınıfta tescilli olduğu, ayrıca davacı şirketin 35. sınıfta tescilli "..." ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, davalı şirketin ise davaya konu edilmeyen " ..." ibareli markanın da 35, 41 ve 42. sınıflarda tescilli sahibi olduğu, tarafların ticari sicil kayıtları incelendiğinde faaliyet alanlarının ortak olarak organizasyon alanında benzer olduğu,
marka hakkına tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede davalı şirket tarafından "..." ibaresinin arşiv kayıtlarında kullanıldığı fakat güncel olarak inceleme tarihinde tek başına "..." ibaresinin kullanılmayıp " ..." markasının tescilli olduğu hali ile kullanıldığının tespit edildiği, davalı şirketin ticaret ünvanında "Planlayıcı" ibaresinin mevcut olduğu, davacı markasının esaslı unsurunun da "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin özellikle 41. sınıfta yer alan"Eğitim ve Öğretim Hizmetleri, Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme hizmetleri, spor kültür ve eğlence hizmetleri" bakımından zayıf ve harcıalem bir ibare olduğu,
zayıf markaya eklenen harf veya rakamların zayıf markayı nispeten ayırt edici hale getirdiği, buna göre davacı markasında yer alan " " ve " " ibarelerinin "..." ibaresi ile birlikte kullanıldığında markayı ayırt edici hale getirdiği, davalı şirket tarafından da ". ..." ibareli ortada kısa çizgi olacak şekilde tescilli marka kullanımı bu şekilde "..." ibaresine ".." ve "kısa çizgi" eklemek sureti ile markayı diğer markalardan ayırt edici hale getirdiği,
davalının bu şekilde "... ..." kullanımının davacının marka hakkına yönelik tecavüz teşkil ettiği, her ne kadar davalının, davaya konu edilen "..." markasında davacı tarafından sunulan deliller ve davalı internet sitesinin arşiv kayıtlarında yapılan incelemede tek başına "..." ibaresi kullanılmış ise de "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliği olmayan harcı alem ibare olması nedeni ile bu kullanımın 41. sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen harcı alem olarak değerlendirilen sınıflara ilişkin olması ve davacı markasından farklı olduğu da gözetildiğinden marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı,
bu nedenle marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, hükümsüzlük talebi bakımından ise davacı tarafın inhisari lisans hakkı sahibi olduğu "..." markasının 41. sınıfta tescilli olduğu, davalıya ait davaya konu edilen markanın ise davacı markası ile ortak olarak 41. sınıflarda benzer hizmetlerde tescilli olduğu,
davacı markasının, davalının davaya konu markasından daha önce tescil edilmiş olması ve taraf markalarının ortak olarak tescilli olduğu 41. sınıftaki hizmetler bakımından davacının, davalıya göre öncelik ve üstün hak sahibi olması sebebi ile benzer hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinde bulunabileceği, buna göre tarafların ortak olarak tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan "dergi, kitap, gazete ve bu gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi,
okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) film, Televizyon ve Radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri" bakımından,bu hizmetler bakımından "..." ibaresinin harcı alem olmadığı bu nedenle bu hizmetler bakımından dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği,
davacı tarafından davaya konu markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğü talep edilmiş ise de davaya konu markanın tescilli olduğu 39 ve 43. sınıflar bakımından davacı markasının bu sınıflarda tescilli olmadığı, bu sınıflar bakımından davacının hükümsüzlük talep edemeyeceği anlaşıldığından bu sınıflar bakımından reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddine, hükümsüzlük yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2018/03951 numaralı markanın 41. sınıfta yer alan "dergi, kitap,
gazete ve bu gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri bakımından kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i önlenmesi davasının reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa meydan verecek derecede benzerlik bulunduğu iddiasına dayanan markaya tecavüzün tespiti ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6763, K. 2025/4114, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama