KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/707 E., 2024/8851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1336 Esas, 2023/1259 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/122 E., 2021/94 K.
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış 2012/22888 numaralı “... bilişim”, 2012/29125 numaralı “bulutr”, 2012/29129 numaralı “v-...”, 2012/22889 numaralı “şirketim bulutta”, 2012/19194 numaralı “kırmızı ...”, 2012/59154 numaralı “iş ortağım kırmızı ... + şekil”, 2012/29127 numaralı “...
Türkiye”, 2012/22884 numaralı “... teknolojileri”, 2012/29126 numaralı “... sistemleri”, 2012/22880 numaralı “... platformu”, 2012/22849 numaralı “... merkezi”, 2012/22776 numaraları “... dünyası” ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin "... ...
Bilişim + şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa sebebiyet vereceğini, söz konusu ibarenin marka olarak tescili halinde tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak başvuru sahibi lehine müvekkilinin aleyhine haksız avantaj sağlayacağını ve müvekkilinin markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini,
davalı markasının özellikle müvekkiline ait 2012/22888 numaralı “... bilişim” markası ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin “... bilişim” ibareli ve bu ibareye ekli asli ve tali unsurlar ile oluşturulan seri marka niteliğindeki tanınmış markalarından başvuru sahibinin haberdar olmamasının mümkün olmadığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olmadığını, müvekkilinin markasında şekil unsurunun da bulunduğunu, dava dışı “...” ibareli markaların iptali ve hükümsüzlüğünü talep etmeyen davacının iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin bilişim sektöründe davacının ise telekomünikasyon alanında hizmet verdiğini, davacının “...” kök ibareli 12 adet seri markasının olmasının davacıya ait markalarda kullanılan kelimelerin tekel kullanım hakkını vermeyeceğini, bu kadar yaygın kullanım alanına sahip bir kelimenin (“...”) ayırt edici vasfını yitirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, çekişme konusunu oluşturan "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri." bakımından "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu,
başvuru kapsamında olup "..." ibaresinin somut ayırt edici etkisinin düşük olmadığı ve zayıf karakterli marka olarak kabul edilemeyeceği "mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; bunların (cep telefonları) kılıfları" emtiaları bakımından daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin daha sonra davaya konu "... ...
Bilişim + şekil" markasını bu emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu markayı davacıya ait önceki tarihli markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu,
sair davaya konu emtialar bakımından ise markalarda müşterek bulunan "..." ibaresinin sair emtialar için ayırt ediciliği oldukça düşük zayıf bir ibare olması ve markaları oluşturan genel görünümde oluşan diğer farklılıklardan kaynaklı olarak karşılaştırılan markalar arasında ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahli karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, kötüniyete dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
YİDK kararının "mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; bunların (cep telefonları) kılıfları" emtiaları bakımından iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/20624 sayılı markanın "mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; bunların (cep telefonları) kılıfları" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, bu şekildeki zayıf ibarelerinin yapılan küçük değişikliklerle herkes tarafından kullanılabileceği, başvurunun "..." ibaresi ve şekil unsuruyla birlikte davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, 9. sınıf malların tüketicileri nezdinde markaların ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.10.2022 tarih ve 2021/3231 E.-2022/7112 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, "..." ibaresinin tanımlayıcı olmadığı "mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar;
bunların (cep telefonları) kılıfları" malları yönünden davanın kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/707, K. 2024/8851, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama