KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/745 E., 2024/8966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1047 Esas, 2023/1861 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/75 E., 2022/58 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün durdurulması, maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “...” ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasına tecavüz edecek şekilde bu markayı ürünlerinde izinsiz kullandığını, ileri sürerek markaya tecavüzün durdurulmasını, şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın, 25.000,00 TL manevi tazminatın, 50.000,00 TL yoksun kalınan kazancın ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının tescilli “...” markası ile makine ürettiği, kümes hayvanları, arıcılık ve yem sektörlerindeki makine imal eden davalının bu alanlardaki ürünler üzerinde davacının tescilli “...” markasını kullandığı, bilirkişi raporunda davacının yoksun kalınan kâr ve diğer kalemler nedeniyle 50.163,66 TL maddi zararının meydana geldiğinin anlaşıldığı,
manevi tazminat talebine ilişkin düzenlemeler, tecavüz eyleminin niteliği, sonuçları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek hak ve nesafet ilkeleri kapsamında davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin adil ve hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının “...” ibaresinin üretim ve satışa konu ettiği makinelerde kullanma eylemi markaya tecavüz oluşturduğundan durdurulmasına, giderilmesine, dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile 50.163,66 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine, “...” markasını izinsiz taşıyan makinelerden markanın silinmesine, silinemediği takdirde el konularak tecavüzün önlenmesi için imhasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ve 62 nci maddeleri, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/745, K. 2024/8966, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama