KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/840 E., 2024/9257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1640 Esas, 2023/1482 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/263 E., 2021/145 K.
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/105287 sayılı 9, 35, 36, 43. sınıflardaki “Tekmarket” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin itirazları sonucunda Markalar Dairesi Başkanlığınca 35 ve 43. sınıf hizmetler bakımından kısmen reddedildiğini, davacının YİDK’e itirazının kabul edilmediğini, “...” kelimesinin yüzlerce marka altında tescilli olduğunu, işaretlerdeki ayırt edici unsurların “market” ve “süt” kelimelerinden oluştuğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, birinin aplikasyon, diğerinin gıda markası olduğunu, davalı şirketin “...” markasını 35 ve 43. sınıflarda nasıl ve ne şekilde kullandığını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek 2020-M-5033 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Süt Mamülleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu marka ile müvekkilinin “...” ibareli markaları arasındaki benzerlik sebebiyle iltibasın doğacağını, işaretlerin aynı sınıfları kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvurudan çıkarılan 35 ve 43. sınıf hizmetlerin itiraza mesnet marka kapsamında yer aldığını, işaretlerdeki “...” ibaresi dışında kalan sair ibarelerin tanımlayıcılık içerdiğini, esas unsurların “...” ibaresinden oluştuğunu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “... MARKET” ve “...
SÜT” şeklinde telaffuz edilecen taraf markalarının işitsel olarak da birbirleri ile güçlü bir benzerlik taşıdıkları, dava konusu 35 ve 43. sınıflarda birebir aynı/ aynı tür hizmetleri kapsadıkları, taraf markalarının kapsamları bakımından birbirlerine bu denli yakınlaştıkları bir durumda, karıştırılma ihtimalinin önüne geçilebilmesi için işaretlerin birbirlerinden yeteri düzeyde uzaklaşmaları gerektiği, karşılaştırılan taraf markalarının, bütüne etki eden birden fazla unsur (görsel, işitsel ve kavramsal unsurların her biri) açısından birbiri ile yüksek düzeyde bir benzerlik taşıdıkları, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesini,
markaların birbirileri ile iktisadi - idari anlamda ilişkili olduklarını düşünmeye sevk edebileceği, başvuru kapsamında reddine karar verilen hizmetlerin tamamı bakımından taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının “TEKMARKET” ibareli marka tescil başvurusunun “...” ve “MARKET” kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğu, markanın bir bütün olarak kendisini oluşturan kelimelerin bağımsız anlamlarından sıyrılarak yeni bir anlam edinemediği, markadaki “...” sözcüğünün koyu renk ile yazıldığı, “MARKET” sözcüğünün ise kısmen reddedilen 35 ve 43. sınıf hizmetlerde tanımlayıcı olduğu, bu nedenle benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağı, bu haliyle dava konusu markanın esas unsurunun “...” kelimesinden meydana geldiği, davalının ret gerekçesi markalarında da “...” ibaresinin açıkça vurgulandığı,
her ne kadar iki taraf markasında da baskın unsur olan “...” ibaresinin, toplumda herkes tarafından bilinen, ayırt ediciliği düşük bir ibare olsa da asgari düzeyde bir korumayı hak ettiği, davacının marka tescil başvurusunda yer alan “MARKET” ibaresinin ise benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, taraf markalarının ibareler yönünden de benzerlik taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/840, K. 2024/9257, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama