İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/855 K.2024/9044

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/855Karar2024/9044Tarih16 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.135 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/855 E., 2024/9044 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1728 Esas, 2023/1384 Karar
Hüküm
Ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/303 E., 2021/242 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.135 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 30. sınıfta tescil edilmek üzere 2019/57164 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli markasını gerekçe göstererek başvuruya yaptığı itirazının kısmen kabul edilerek,

başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kısmi ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin ise YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilin 1911 yılında Belçika’da kurulmuş bir çikolata şirketi olduğunu, müvekkilinin WIPO nezdinde tescilli ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, somut olayda tescil edilmek istenilen markanın tek başına "..." kelimesinden oluşmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "..." ibaresinin müvekkili tarafından icat edilmiş çikolatanın adı olduğunu, beyaz, sütlü ve bitter çikolatadan sonra 4. çikolata türü olarak kabul edildiğini,

tanımlayıcı olan bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağını, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı şirket vekili, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu mallar bakımından iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın Belçika'da kullanılıyor olmasının davacı lehine bir hak sağlamayacağını, müvekkilinin 1992 yılından beri "..." markasını kullandığını ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalı markasındaki münhasır olarak bulunan ve Türkçe de yer almayan "..." ibaresinin önüne ve arkasına getirilen eklerle yeni başvuru yapılmasının davalı markasına yaklaşıldığının göstergesi olduğu,

işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan emtialar için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği,

ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulları oluştuğundan, YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuna itibar edilmediği,

dava konusu başvuru sahibi davacının 6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki dayalı iddiasının işbu davada dinlemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan raporda, "..." ibaresinin, sütlü çikolata, bitter çikolata, beyaz çikolata gibi çikolata

türlerinin yanında dördüncü çikolata türü olarak kabul edildiği, "pembe" renginden dolayı "..." yani "yakut rengi" ismiyle adlandırıldığı, ... cinsi

kakao çekirdeklerinden elde edilen ve bu nedenle de herhangi bir renklendirici

içermemesine rağmen doğal rengi pembe olan bu çikolata türevinin ülkemizde yeni de olsa yaygın bir biçimde tanınmaya başlandığı, "..." ibaresinin bir çikolata türevi, bir cins isim olduğu hususları açıklanarak "..." ibaresinin çikolata ve türevi emtialar açısından ayırt

ediciliğinin düşük olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi, uyuşmazlık konusu "çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı

pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri" malları bakımından tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, bu itibarla "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağının ve davacının başvuru markasında yer alan "Callebaut Callets" ibarelerinin, başvuruya ayırt edicilik kattığının kabulü gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da bu minvalde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün doğru olmadığı,

davacı taraf, YİDK kararının iptali ile birlikte, dava konusu marka başvurusunun tescili işlemlerinin devam edilmesi yönünde karar verilmesi talebinde de bulunduğu, 6769 sayılı Kanun kapsamında mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmadığı, tescil işlemi idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuç olduğu,

yine davacının tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemi ayrı bir dava olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle açılan davada iki ayrı talebin olduğu ve başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik isteminde reddedildiği gerekçesiyle davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, dolayısıyla İstinaf Mahkemesince davacının başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik talebin reddine karar verildiği,

bu nedenle davalı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, Yargıtay'ın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay HGK'nın 22.03.2017 gün ve 2017/11-78 E.-521 K. sayılı kararı), yukarıda açıklanan nedenlerle davacıya ait dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet marka arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından,

6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ve bu kararı davalı Kurum ve şirket vekili temyiz etmiştir.

V. TEMYİZ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Davacı şirketin 30. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden tescili için 2019/57164 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri”

mallarının çıkartıldığı, başvuru sahibi davacının bu karara yaptığı itirazının ise YİDK tarafından reddedildiği, bunun üzerine davacı şirketin eldeki davayı tesis ettiği, ilk derece mahkemesince, taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,

karara karşı davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya ait dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı şirkete ait 2017/83169 sayılı "..." ibareli redde mesnet marka arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde tanımlanan marka; bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Markayı kullanma hakkı, münhasıran marka sahibine veya onun yetkilendirdiği kişiye aittir (ARKAN, Sabih: Marka Hukuku, Ankara 1997, c. II, sh. 212). Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları Kanun'un 1, 5, 6, 7 ve 9 uncu maddelerinde etraflıca düzenlenmiş olup, Kanun'un 7 nci maddesinde; bu Kanun ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği açıklanmıştır.

Bu nedenledir ki; hükümsüzlüğüne karar verilip kesinleşinceye kadar bir marka, geçerli tüm hukuki hakları marka sahibine sağlayacaktır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 09.03.2016 gün ve 2014/11-109 E. 2016/282 K. sayılı ilamı). Diğer bir ifade ile, hükümsüzlük kılınıp sicilden terkin edilmediği sürece, marka sahibi marka tescilinin sağladığı hukuki korumadan yararlanacaktır. Zira, marka koruması tescil ile başlar ve sahibine mutlak ve münhasır tekel hakkı sağlamaktadır.

2.Somut olayda, dava ve başvuru konusu işaret "..." ibaresinden oluşmakta olup "..." kelimesi davalı şirket markasının tek ve asıl unsuru konumundadır. Davalı taraf, bu ibareyi tek başına marka olarak almıştır. Tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilse bile marka, davalı taraf adına tescilli bulunduğundan hükümsüz kılınmadıkça geçerlidir. Zira, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca tanımlayıcı bir işaretin marka olarak tescili mümkündür.

Dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 30. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşulları oluşmakta olup, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresi bir çikolata türünü ifade etse de, davalı şirket adına 20.09.2017 tarihinden itibaren kayıtlı olup tek ve esaslı unsuru "..." olan 2017/83169 marka hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir hak vermektedir.

Bu durumda mahkemece, taraflara ait markalarda yer alan "..." ibaresi dikkate alınarak markaları oluşturan işaretlerin benzer oldukları ve bu benzerliğin, tescil kapsamlarında yer alan aynı veya benzer mallar yönünden ortalama tüketici kitlesinde, her iki markalı ürünün aynı veya aralarında idari/işletmesel bağlantı bulunduğu ve aynı kökenden geldiği intibasını doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 16.12.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Uyuşmazlık, davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile "... " ibareli redde mesnet davalıya ait marka arasında, 30. sınıf " “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davalı şirkete ait 2017/83169 sayılı "..." ibareli redde mesnet marka arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, aralarında gıda yüksek mühendisi öğretim üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda, “...” ibaresinin “... kakao çekirdeği” ve yine bu kakao çekirdeğinden üretilen pembe/yakut renkli çikolata ürünü açısından dünya çapında yapılan pek çok çalışmada bir cins isim olarak, sütlü çikolata, bitter çikolata, beyaz çikolata gibi çikolata türlerinin yanında dördüncü çikolata türü olarak görüldüğü ve kabul edildiği,

dünyada pek çok çikolata üreticisinin, kendi markaları altında ürettikleri çikolata ürünleri arasında “... çikolata” çeşidini ekledikleri, nitekim ülkemizde de yapılan pek çok marka başvurusunda “...” ibaresinin başvuru konusu edilme sayısının da arttığı, dolayısıyla anılan ibarenin yalnızca ülkemizde değil, pek çok ülkede bu şekilde bilindiği ve evrensel nitelikte gıda literatüründe de tartışılan ve hatta doğrudan literatüre girmiş bir isim haline geldiği hususları açıklanarak "..." ibaresinin “çikolata ve kakao” ürünleri açısından jenerik bir ibare haline dönüştüğü belirtilmiştir.

Markalar arasında 6769 sayılı SMK.'nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz.

Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, SMK. 5/2. maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.

Bu itibarla, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi, uyuşmazlık konusu “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olmasının iltibasa neden olmayacağının ve davacının başvuru markasında yer alan "..." ibaresinin, başvuruya ayırt edicilik kattığının kabulü gerekir.

Yine Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirttiği gibi her ne kadar bilirkişi raporunda bir çikolata türünü belitlen "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu olan mallardan sadece “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu" malları bakımından tanımlayıcı olduğu diğer "kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları yönünden tanımlayıcı bulunmadığı belirtilmişse de "kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri,

çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” mallarının da çikolata ve kakao ürünü olması nedeniyle bahsi geçen mallar yönünde de "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu kabul edilmesinde de bir usulsüzlük bulumamakta olup, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği kanaatiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/855, K. 2024/9044, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. Muhalefet Şerhi
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/855
Karar No
2024/9044
Tarih
16 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/856 K.2024/5842
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/856 K.2024/8730
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/857 K.2024/9112
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/859 K.2024/9351
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/860 K.2024/26028
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/862 K.2024/8996

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.