KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1003 E., 2025/5876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/976 Esas, 2024/2108 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/294 E., 2021/6 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mevcut ticaret unvanını 1998 yılından bu yana İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescilli ticaret unvanı olarak kullandığını, bu ibarenin aynı zamanda 2013 yılından bu yana marka siciline tescilli olduğunu, müvekkilinin ... Cad. ... Sok. No:6 .../İstanbul adresinde faaliyete başladığını, daha sonra adresinin değiştiğini, bu adreste şuan da ...
Otopark & Yıkama ismi ile davalının faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresinin müvekkilinin unvanı ve markası olduğunu, davalının markasal kullanımının müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini ve davalının bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, ticaret unvanının haksız kullanımının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı şirketin müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesini ve men'ini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını talep etmiş, 04.03.2021 tarihli dilekçesinde ise talebini;
müvekkiline ait markaya vaki tecavüzün tespiti, meni, ve davalı tarafından müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesi olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce herhangi bir ihtar yapılmadığını, bu yeri daha önceden davacının işletmekte olduğunu bilmediğini, kendisinin davacı aleyhine haksız rekabet yaratmak veya davacının ticaret unvanına tecavüz etmek gibi bir niyetinin bulunmadığını ayrıca dava konusu edilen tabela kaldırılmış olduğundan buna ilişkin davacı talebinin konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli olan “...” esas unsurlu markalar ile davalının kullandığı “..." ve “...” markalarının bir bütün olarak görsel, kavramsal ve fonetik yönden benzer olduğu, davalının “...” ve “...” ibarelerini markasında esas unsur olarak kullanmasını haklı kılacak delil sunulmadığı,
dava konusu ibarelerin ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullanıyor olmasının davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz teşkil ettiği, yargılama devam ederken davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanmaktan vazgeçerek "...." ibaresini markasında esas unsur olarak kullanmaya başladığı, davalının ihtilaf konusu ibareyi kullanıma son vermiş olması nedeni ile davacıya ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi,
reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesine ilişkin taleplerin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının eyleminin davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, sair talepler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının eyleminin, davacının marka tescillinden doğan hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i ile davacıya ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1003, K. 2025/5876, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama