KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1026 E., 2025/5622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/859 Esas, 2024/1948 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ibaresinin, Türk Patent ve Marka Kurumu'nda tanınmış marka sicilinde T/... tescil numarası ile 2012 yılından beri kayıtlı olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait ... markasının tanınmışlığından yararlanarak, ... ibaresi ile başlayan ve bu ibareyi öne çıkaran bir ticaret unvanı ile 02.11.2016 tarihinde bir şirket kurmuş olduğunu, anılan ibarenin kullanımının müvekkilinin ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önelenmesine, davalının ticaret unvanının terkinine ve ... kelimesinin davalının her türlü tanıtım araç ve gereçlerinden silinmesine, hükmün gazete ile ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili davalı şirket yetkilisi ...'in, davalı şirketin tek kurucusu ve yetkilisi olduğunu, ...'in "... ..." ibareli ticaret unvanını 2007 yılından bugüne dek kullandığını, kötüniyetli davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili şirketin "... ..." ticaret unvanı adı altında sahip olduğu "...", "...", "..." markaları adı altında üretim yapmakta olduğunu, davalı şirketin ... ceket sektöründe perakende satış mağazası bulunmadığı gibi perakende satışının da olmadığını, davalı şirketin kendi markası olan "..." 'ye ait "..." domain adresi üzerinden ürün satış çalışmalarını sürdürmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin tek sahibi ve yetkilisinin ... olduğu, ...'in 02.07.2007 tarihinde ilk kez ... ... Sanayi ve Ticaret- ... ticaret unvanını aldığı ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı şirketin ise 14.12.2016 tarihinde kurulduğu ve ... ... Sanayi ve Ticaret- ... isimli işletmenin dava açılmadan önce 14.12.2020 tarihinde davalı şirkete devredildiği, ... ...
Sanayi ve Ticaret- ... adlı işletme ile davalı şirketin adresinin ve sahibinin aynı olduğu, dolayısıyla ... ...
Sanayi ve Ticaret- ... adlı işletme ile davalı şirketin aynı olduğu, davalı şirketin ... ibaresini markasal ve unvan olarak kullanımının 2007 yılına kadar gittiği, davalıya ait ... adlı internet sitesinin 01.06.2008 yılında alan adı olarak kaydedildiği, 06.08.2009-15.03.2018 yılları arasında aktif olarak kullanıldığı, bu sitede davalının "..." ibaresini ön plana çıkaran markasal kullanımı olduğu,
her ne kadar davalının, davacı markasına tecavüz oluşturacak şekilde ... ibaresini ve unvanın uzun süredir kullandığı tespit edilmiş ise de aynı sektörde faaliyette bulunan davacının basiretli bir tacir gibi basit bir internet araştırması ve ticaret sicil araştırması yaparak mevcut durumu tespit edebileceği, davacının mevcut durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının uzun süre sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz, haksız rekabetin men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1026, K. 2025/5622, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama