KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1051 E., 2025/6015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1713 Esas, 2024/1909 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/185 E., 2022/63 K.
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, fakat müvekkilinin ... ana markası ve bu marka ile özdeşleşmiş "..." marka ve ibaresini, ticaret unvanında da çok uzun yıllardır kullandığını, başvuru markası ile müvekkiline ait "..." markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, emtia benzerliğinin de bulunduğunu, “...” ibaresinin tescil edilmesi halinde müvekkili markasından haksız yarar sağlanacağını,
markanın itibarına zarar vereceğini ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek 2021-M-4354 sayılı YİDK kararın aleyhe hususlarının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel açılardan ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, davacı markalarında kullanılan figüratif unsurlar ve sair ek ibarelerin başvuruya konu markada yer almadığı, markalar arasında ayırt ediciliğin sağlandığı, karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlığı ispata yönelik yeterli delile dayanılmadığı, kötüniyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." olarak okunan "..." ibareli başvuru ile davacının "..." olarak okunan "..." esas unsurlu itiraza mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, başvurudaki İngilizce "baby" kelimesinin dilimizde sıklıkla kullanılıp anlamının da bilindiği,
tüketicilerin başvurudaki bu ibareyi gördüklerinde kolaylıkla ayırt edecekleri ve bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri, böylece taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak yeterince uzaklaştıkları, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, kötüniyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1051, K. 2025/6015, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama