KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1080 E., 2025/6089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1876 Esas, 2024/2142 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/215 E., 2020/374 K.
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve “...” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarıyla benzer olup markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya süresinde cevap vermemiş, yargılama sırasında sunduğu beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunmadığı, davacının kötüniyet iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru "..." ibareli olup başvurunun asli unsurlarından birisinin de "..." ibaresi olduğu, dava konusu başvuruda yer alan basit şekil unsurunun ise ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliği taşıdığını, "..." ve ..." asıl unsurlu itiraza mesnet markalarla asıl unsurlarından birisi "..." olan dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği,
dava konusu başvuruda "..." ibaresine yer verilmişse de davacının çok sayıda "..." ve "..." ibaresini esas unsur olarak içeren seri markası bulunduğu ve başvuru markasının davacının seri markaları arasına sızabileceği gözetildiğinde bu ibarenin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığının söylenemeyeceği, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markaları kapsamında da yer aldığı,
dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar bakımından, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı markalarının tanınmış marka olduklarının ispat edilemediği, davacı tarafın kötüniyete dayalı itirazlarına da itibar edilmediği,
davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı konusu 2018/... sayılı ve "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve davalı Kurum vekili temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1080, K. 2025/6089, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama