KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1126 E., 2025/6696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1173 Esas, 2024/1999 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/92 E., 2021/165 K.
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.11.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile davalı ... arasında akdedilen borca katılma sözleşmesinin bir sonucu olarak devir ve temliklerin yapılması, borcun tamamen ... tarafından ifa edilmesi koşuluna bağlandığından söz konusu koşul gerçekleşmedikçe alacak ve teminat devir sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı, kredi borcunun dava dışı asıl kredi borçlusu ... tarafından kapatıldığı ve tasfiye edildiğini ileri sürerek davacının GOP 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/47 E. sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, husumet ilk itirazlarında bulunmuş, borç Tasfiye Sözleşmesi'nde tespit edilen borcun sözleşmede belirlenen taksitler halinde davalı ... tarafından, ...'ın müvekkili banka nezdinde bulunan hesabına yatırıldığını, davacının ödemelerin ... tarafından yapılmadığını iddia etmesinin gerçekle bağdaşmadığını, ayrıca dava dışı ...'ın ödemeleri kendisinin yaptığı şeklindeki ikrar iddiasının müvekkilini bağlamayacağını, müvekkilinin dava dışı ... ve borcun ödenmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan ... arasındaki hukuki ilişkiyi bilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile diğer davalı arasında akdedilen borca katılma sözleşmesinin bir sonucu olarak devir ve temliklerin yapılmasının, borcun tamamen ... tarafından ifa edilmesi koşuluna bağlandığından söz konusu koşul gerçekleşmedikçe alacak ve teminat devir sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı, kredi borcunun dava dışı asıl kredi borçlusu ... tarafından kapatıldığı ve tasfiye edildiği, bilirkişi heyeti raporunda da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının GOP 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/47 E. sayılı dosyası kapsamında davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı banka vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ipotekli taşınmaz maliki olarak taşınmazın teminatı olan kredi borcunun kredinin lehtarı asıl borçlu tarafından ödendiğini iddia ettiği, davalı bankanın da asıl borçludan genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan krediden kaynaklı alacaklı olduğunu, borcun diğer davalı tarafından ödendiğinden alacağın ve ipoteğin temlik edildiğini savunduğu, uyuşmazlığın alacağın temliki sözleşmesinin temelinde temlik eden davalı bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında alacaklı olup olmadığı, alacağın kim tarafından ödendiği noktasında toplandığı,
uyuşmazlığın bu niteliği gözetildiğinde, davalı bankanın davada taraf sıfatı bulunduğu, kredi borcunun dava dışı asıl kredi borçlusu ... tarafından ödenerek kapatıldığı ve tasfiye edildiğinin beyan edildiği ve bu beyanın aksine bir kanıt bulunmadığı, bu hususta ihbar olunan ... tarafından mahkemeye sunulan dilekçede açıklama yapıldığı, kaldı ki davalı banka kayıtlarında da ödemelerin "Para yatırma" açıklaması ile yapıldığı,
kredi borcunun davalı ... tarafından ödenerek kapatıldığının usule uygun delillerle kanıtlanmadığı sonucu ile kurulan hükmün isabetli olduğu gerekçesi ile davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı bankanın asıl borçlu ...’a kullandırdığı kredinin teminatı olarak ipotek tesis ettiği taşınmazı ipotekle yükümlü olarak alan davacının, kredi borcunun asıl kredi borçlusu ... tarafından bankaya ödendiği, buna rağmen davalı bankanın kredi alacağını ve bunun teminatı ipoteği devir sözleşmesi ile diğer davalı ...’a temlik ettiği, bu davalının da devir ve temlik sözleşmesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine giriştiği, kredi borcunun asıl borçlusu tarafından ödendiği, temlik ve devir sözleşmesinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1126, K. 2025/6696, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama